aradığınız tüm ödevler bu mekanda!!!Doğru yerdesiniz!!! - Blogcu


ÖDEVİSTAN.........ARADIĞINIZ TÜM ÖDEVLER BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...ÖDEVİSTAN!!!.....

EKONOMİK EV(6.SINIF PERFORMANS ÖDEVİ)

7/5/2008 · Kategori: performans odev

İnşaat Sektöründe Kullanılan Malzemelerin Artı ve Eksi Yönleri

  • Kullanım Alanları
  • Geniş kolonlara ihtiyaç duymadığı için çelik, yapıda geniş kullanım alanı sağlıyor.
  • Çelik betona göre daha hafif.
  • 200m² lik bir dairede beton ağırlığı 310 ton ancak aynı ev çelikten yapıldığında ağırlık 15 tonda kalıyor.
  • Betondan yapılan bir bina en fazla 100m uzunluğunda oluyor. Bu nedenle gökdelen tipi yapılarda tercih çelik.
  • Ahşap emniyet gerilimleri düşük olduğundan yalnızca az katlı yapılarda kullanılabiliyor.
  • Dayanıklılık
  • Çelik binalar yangında 60 dakikada çökerken, bu süre betonarmede 90, ahşapta ise 130 dakikaya kadar  çıkıyor.
  • Ahşap hafif ama dayanıksız. Sıcakta çeken ve rutubetli havada şişen ahşap sürekli bakım istiyor.
  • Çelik depreme karşı dayanıklı. Kütle ağırlığı düşük olduğu için,  deprem kuvvetlerini azaltıcı etki yaratıyor.
  • Betonarme binaların yapımı kolay olsa da, kütle ağırlığı fazla olduğundan deprem kuvvetlerini arttırıcı etki yaratıyor.
  • Maliyet
  • Çelik yapıda maliyet daha yüksek. Betonarme binalarda 60000 ytl olan bir maliyet,  ahşap binalarda 85000 ytl, çelik binalarda ise 100000 ytl’ye çıkabiliyor.
  • Tamiratı ve ek yapımı kolay olan çelik yapılar söküldüğünde, malzeme ahşapta olduğu gibi yeniden kullanılabiliyor.
  • Hızlı imal edilebilen ahşap binalar sökülerek, farklı bir alanda yeniden kullanılabiliyor.
  • Rutubet ve ses izolasyonu zayıf olan beton binalarda ek ilave yapılması maliyeti diğer yapılara oranla arttırıyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

ÇEVRE MAKETİMİZ(7.SINIF PERFORMANS ÖDEVİ)

7/5/2008 · Kategori: performans odev

Ekosistemler: Göl, koruluk, sazlık, park, okul, evler...

Göreviniz: Çevre kirliliği yaşanan/ yaşanabilecek ekosistemlerin tespit etmek ve bu ekosistemlerin kirlilikten kurtarılmasını sağlayabilecek bir çözüm üretmek.

            Kullanabileceğiniz Araçlar: Maketinizde/maketlerinizde göstereceğiniz ekosistemler, kirlilik ya da kirlilik çözümleri ile ilgili çevrenizden temin edebileceğiniz her türlü malzemeyi kullanabilirsiniz.

            Bu görevi ve çözümünü açıklayabilmek için aşağıda verilmiş görevleri zamanında yapmanız, ödevinizi hazırlamanız açısından size kolaylık sağlayacaktır.

1. İlk olarak belediye sınırları içinde bulunan ekosistemlerden en az dört tanesini seçiniz.

2. Seçtiğiniz ekosistemlerin kirlenmemiş halini temsil eden maketini, temin edeceğiniz malzemelerle oluşturunuz. Maketi oluştururken büyük bir karton parçasını zemin olarak kullanabilirsiniz.

3. Bu ekosistemlerin hangi nedenlerle kirleneceğini düşününüz.

4. Belirlediğiniz nedenler den ekosistemlerinizde meydana gelebilecek kirliliği ya ilk maketinizin üzerinde ya da ilk maketinize benzer bir maket üzerinde gösteriniz.

5. Maketinize/maketlerinize konuyla ilgili bir isim veriniz.

6. Ekosistemlerinizde oluşan çevre kirliliklerinin temizliği ve önemi için çözüm önerilerinizi belirttiğiniz bir yazı yazınız ( en fazla iki sayfa )

7. Yaptığınız çalışmaları öğretmeninizin belirlediği bir tarihte sınıfınıza getirerek arkadaşlarınıza anlatınız.

8. Maketiniz/maketleriniz öğretmeniniz tarafından dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilecektir.

ÖDEVİN HAZIRLANIŞI:Çevre tüm canlıların yaşamında önemli bir rol oynamaktadır. Nüfusun artışı, kentleşme, sanayileşme gibi faktörler çevre kirliliğinin artmasına önemli katkılarda bulunmaktadır. Çevre sorunları özellikle geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya gündemini işgal eden en önemli sorunlardan biri olmuştur. Kuşkusuz bu çevre sorunlarının daha önce var olmadığı anlamına gelmemektedir. Nüfusun artışı, kentleşme ve sanayileşmenin hızlanması gibi faktörler dolayısıyla çevreye bırakılan atıkların gerek miktarı gerekse türlerinde artış olmuştur. Çevre kirliliği başlıca hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çevre sorunlarının artması çevre kirliliğinin boyutlarını katı atık kirliliği olarak şekillenen yerel kirlilikten, asit yağmurları olarak şekillenen bölgesel kirliliğe ve küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi olarak ortaya çıkan küresel kirlenmeye genişletmiştir.
Çevre sorunlarının insanlar ve diğer canlılar üzerindeki ciddi tehditleri (çeşitli önemli hastalıklara sebep olması ve bu hastalıkların bazen ölümlerle sonuçlanması) her geçen gün daha da artmaktadır. Çevre kirliliğinin canlılar üzerinde meydana getirdiği hastalıklar çeşitlidir. Bu hastalıkların belli başlıları arasında astım, kronik bronşit gibi çeşitli solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, çeşitli kanser vakaları, çeşitli göz hastalıkları, kolera gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklar, işitme bozuklukları, saldırgan davranışlar, stres, bitki ve ağaç dokuları üzerinde olumsuz etkiler sayılabilir. Bu hastalıklar çoğu zaman insanlar, bitkiler ve hayvanlarda ölümle sonuçlanan vakalara yol açmaktadır.
Çevre kirliliğin zararlı etkileri sadece canlı varlıklarla ibaret değildir. Zararlı etkiler cansız varlıklar üzerinde de kendini göstermektedir. Çevre kirliliği hava kirliliğinde olduğu gibi binalar, araç ve malzemeler üzerinde de olumsuz etkiler meydana getirmektedir.
Çevre kirliliğinin boyutlarının ve zararlı etkilerinin artması kalkınma ve büyüme çabalarında çevre konusuna olan duyarlılığı artırmıştır. Bu çabalar özellikle gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye düşürmeden bugünkü neslin ihtiyaçlarını karşılamak olarak ifade edilen “sürdürülebilir kalkınma” kavramının gerek ulusal ve gerekse uluslararası boyutta önem kazanmasına neden olmuştur. Bu ise kalkınma ve büyüme çabalarında doğa ve çevrenin azami ölçüde korunmasına yönelik titizlik göstermek gerektiğinin ne kadar önemli olacağını ortaya koymuştur .
Çevre sorunlarının ciddi boyutları gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ve gerekli önlemler alınmazsa sorunun boyutlarının da daha da artmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır.
Endüstrileşme çabalarının sonucu gerek ağaç gibi kendini yenileyebilir ve gerekse çeşitli madenler gibi kendini yenileyemez enerji kaynakları üzerinde ciddi boyutlarda bir baskı vardır.
Ağaç ve bitki dokusunda tahribat artmakta, bunun sonucu ormanlar ve bitki türleri gittikçe azalmaktadır Erozyon artmaktadır. Çölleşme gittikçe artmaktadır.Atıkların artması ve çeşitlenmesi neticesi, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği içinde bulunduğumuz yüzyılda da büyük bir problem olmaya devam etmektedir. Endüstriyel faaliyetler, motorlu araçlar, inşa ve onarım gibi faaliyetler neticesi gürültü kirliliği artmaya devam etmektedir.
Fosil yakıtların yoğun kullanılması asit yağmurlarını artırmaktadır. Sera gazlarının artması küresel ısınmayı artırmaktadır.Küresel ısınma neticesi önemli ölçüde iklim değişikliklerine neden olmaktadır.
İklim değişiklikleri neticesi kuraklık ve sel baskınları artmaktadır. Küresel ısınma neticesi deniz seviyesinde önemli yükselmeler görülmektedir Orman yangınları riski artmaktadır.Kanser gibi öldürücü hastalıklarda önemli artışlar olmaktadır.
Ölümle sonuçlanan vakalarda artışlar olmaktadır.Sağlıklı içe suyu problemi artmaktadır.Çevre kirliliği, bilinçsizce avlanma gibi nedenler dolayısıyla biyolojik çeşitlilikte azalma görülmektedir
       Çevre Sorunu Olarak hava kirliliği, etkileri ve sonuçları Çevre sorunları; hava, su, toprak ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Yer yüzündeki bütün canlılar hava, su ve toprağı kullanarak hayatlarını sürdürürler. Bu ortamı kirleten en büyük neden ise, insan faaliyetleridir. Nüfusun az olduğu dönemlerde, çevre sorunu diye bir şey söz konusu olmamış, insanlar tarafından kirletilen çevre, doğa tarafından zararsız hale getirilmiştir. Bugün de aynı özellikte olan doğa, aşırı kirlenme karşısında çaresiz kalmıştır. Doğadaki bu aşırı kirlenmeyle birlikte, çevre bilimci ve ekolojik denge kavramı da ön plana çıkmıştır. Latince kökenli olan “Ekoloji” sözcüğü ilk kez alman Ernest HAECKEI tarafından kullanılmış, canlılarla çevre arasındaki ilişkiler anlamındadır. Teknik alanda hızlı değişme ve gelişme anlamına gelen “Sanayi Devrimi” nüfusun artmasına neden olmuş, artan nüfusun kentlerde toplanması ise problemlerin çözümünü zorlaştırmıştır. Sanayi devriminin doğa üzerindeki baskısı, doğayı yıkıcı yaralayıcı olmuştur. Bu dönemde hiçbir engel tanımadan, gelecekteki zararlı sonuçların düşünülmeden doğadan n koparıla bilirse her şey almak, tüketmek felsefesi ülkelere hakim olmuş, su, toprak ve hava kirlenmesi, başta petrol olmak üzere enerji kaynaklarının tüketilmesiyle ortaya çıkmıştır. Çevre sorunları ve çözümleri, ilk kez sanayi ve teknoloji alanında ileri gitmiş ülkeler ele alınmıştır. A.B.D. de çevre ile ilgili kuruluş sayısı 1973 yılında 5.000 den fazla olduğu görülmüştür. Genel olarak, çevre kirliliği dört madde etrafında toplanmıştır.Bunlar; 1-Hava kirliliği 2-Su Kirliliği 3-Toprak Kirliliği 4-Gürültü(ses) kirliliği olarak sınıflandırılmıştır 1972 yılı haziran ayında “Stockholm” da “Dünya çevre sorunları konferansı” düzenlenerek ilk kez uluslar arası çözüm yolları araştırılmıştır. Birleşmiş Milletler in düzelmiş olduğu bu konferansa 100 den fazla ülke katılmıştır. Bir çok tavsiye ve önlemler alınması kabul edilerek ülkelerin bu doğrultuda hareket etmeleri istemiştir. Çevre kirliliğinin bir parçası olan hava kirliliği, atmosfere karışan küçük katı parçacıklar ile sıvı gaz kirleticilerin insan ve diğer canlılara zarar vere bilecek boyutlara ulaşmasıdır. İnsan faaliyetleri sonucu oluşan sanayileşme, kentleşme ile hava kirliliği artmış, şehirlerin problemleri haline gelmiştir. Hava kirliliği havanın bileşenlerindeki değişme ile başlar. Bu kirleticiler, kükürtdioksit, karbon monoksit, amonyak, fibrokarbonlar ile aldehitler gibi maddelerdir. Bir kısmı fotokimyasal reaksiyona girerek zararlı bileşikleri oluştururlar. Hava kirliliği ısınma, saniyeleşme, ulaşım gibi insan faaliyetleri sonucu meydana geldiği gibi doğal olaylar sonucu volkanik gazlar, çiçek tozları gibi nedenlerle de oluşa bilmektedir. Doğanın kirlenmesi, ulasal sınırlarda bitmemekte diğer ülkeleri de etkiliye bilmektedir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

Etkili ders çalışma teknikleri

28/4/2008 · Kategori: rehberlik

Öğrenmede iyi sonuç almanın yolu, çok çalışmak değil etkin ve yeterli çalışmaktır.

Etkili çalışma sistemi, görsel işitsel veya dokunsal sistemlerden hangisine sahip olursa olsun her öğrencinin mutlaka yapmak zorunda olduğu stratejileri içermektedir.

Başarılı öğrencilerin en önemli başarı sırları işte bunlardır.

Etkin dinle: Dersi derste hallet

 Etkin dinlemek demek, konsantre olarak dinlemek demektir.

Derse güçlü bir şekilde odaklanmak için aşağıdaki pratik önerileri uygulayın.

a-  Hangi dersi görüyorsanız, “Şimdi fizik dersini dinliyorum, şimdi Türkçe dinliyorum” diye telkinde bulunun. Çünkü daha iyi konsantre olmak için zihninizi şimdiye getirmeniz gerekir.

b- Ders esnasında önemli yerlerin altını çizin ve en önemli bilgileri not edin. Not almak zihnin dağılmasını önler.

c- Sırada dik oturun ve öğretmen ile göz teması kurun. Söylediklerine dikkatinizi verin. Öğretmenle göz teması kurarsanız zihniniz  öğretmenin söylediklerine daha çok odaklanır. Göz teması iletişiminizin kopmasını önler.

Eve gidince önce dinlenin. Dinlenmeden yapılan çalışmalarda sık sık konudan kopmalar meydana gelir. Konsantrasyonunuz çabuk bozulur. Aç iseniz midenizi tıka basa doldurmadan yemek yiyin.

Saat kaç ile kaç arasında çalışacağınızı ve neler yapacağınızı  önceden belirleyin.

Özellikle ders çalışma sorunu olan öğrenciler bu uygulamayı bir gün öncesinde uyumadan önce yaparlarsa ertesi gün daha kolay ders çalışırlar. Yani bir gün öncesinde uyumadan önce “Yarın akşam saat 7, 10 arasında ders çalışacağım” diye zihninizde belirlerseniz ve aynı düşünceyi ertesi gün sabah ve okul çıkışında da tekrarlarsanız zihninizi saat 7, 10 arasında ders çalışmaya bloke edersiniz. Çünkü zihninizde neyi tekrar ederseniz kendinizi o yönde yönlendirirsiniz.

Aynı uygulamayı maç seyretmek ya da dizi izlemek için yapmıyor muyuz?

Şampiyonların anahtarı: Tekrar

Günlük tekrar yoksa başarı da yoktur.

Başarılı bütün öğrencilerin ortak olarak yaptıkları en önemli çalışma günlük tekrardır.

Tekrar, öğrenilen bilginin pekiştirilmesini ve uzun hafızaya atılmasını sağlar. Tekrar edilmeyen bilgi, su üstüne yazı yazmak gibidir. Bununla birlikte  bir bilgiyi ilişkilendirme yapmadan papağan gibi tekrar etmek de etkisiz bir öğrenmedir.

Özellikle yeni öğrendiğiniz bir bilgiyi uykudan önce yani o gün içerisinde tekrar etmezseniz  %50"sini unutursunuz. Bir hafta içerisinde tekrar etmezseniz % 70"ni unutursunuz. Geriye gördüğünüz gibi çok az bilgi kalıyor ki bu kadarcık bilgiyle hiçbir başarı elde edilmez.

Günlük tekrarın yanında haftalık ve aylık tekrarlar da başarınızı zirveye çıkartır.

Konu tekrarı yaparken önemli bilgilerin altını çizin ve en önemli bilgileri karalama şeklinde hızlı not alın. Ayrıca  mümkünse içinizden veya dışınızdan tekrar edin. Ya da konuyu bir arkadaşınıza anlatın. Böylelikle bilgiyi hem görsel hem dokunsal hem de işitsel olarak keydetmiş olursunuz.

Çok yavaş özet çıkardığınızda farkında olmadan sadece “kopyala yapıştır” yapmaya başlarsınız.. Bu durumda, “Şimdi şöyle güzelce özet çıkartayım sonra dönüp bakarım” dersiniz ve öğrenmeyi ertelersiniz. Oysa öğrenmek tetikte olmak demektir. Bu nedenle “şimdi yazıyorum şimdi öğreniyorum” düşüncesiyle çalışmak gerekir.Ayrıca, çok yavaş yazdığınızda beyninizin çalışma hızı ile yazma hızınız arasındaki sürede boşluk meydana geldiği için bu sürede zihnin başka konulara kayması ve konsantrasyonun bozulması sorunu yaşanır.

Öğrendiğiniz konularla ilgili sorular çözün.

Herhangi bir konuyu anlayıp anlamadığınızı nasıl bilirsiniz?

“Anladığımı hissederim” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bunun yeterli olmadığını belirtmek isterim.

Çünkü, bazı öğrenciler, anlamadığı halde “İşlem tamam taraftara selam der” ve anladığını zannederek dersi geçer. Buna “erken anlama” sorunu denir.

Bazı öğrenciler de;  “Off  be bir türlü anlayamıyorum” diyerek tam olarak anladığını hissetmez. Buna da “geç anlama” sorunu denir.

Oysa hissetmek, subjektif bir veridir ve bizi yanıltabilir. Anladığınızın ve öğrendiğinizin gerçek göstergesi sorulardır. Sorularda iyi iseniz anladığınızı hissetmeseniz de öğrenmişsiniz ve anlamışsınız demektir. Sorularda iyi değilseniz anladığınızı hissetseniz de eksiğiniz var demektir.

Bu nedenle mutlaka tekrar ettiğiniz konu ile ilgili soru çözmelisiniz. Ne kadar çok soru çözerseniz konuyu o kadar çok zihninizde netleştirirsiniz ve bilginizi kullanılabilir hale getirirsiniz.

Ülkemizde öğrencilerin en büyük sorunlarından biri de çalıştığı bilgiyi tam olarak soruda kullanamamasıdır. Çünkü ezber sistem zihnin analitik ve kritik düşünmesini engeller. Bu nedenle çocuklar bildiği bilginin analizini ve kritiğini yapmakta zorlanırlar. Bu da yaratıcı zekayı öldürür. (Konumuz bu değil ama yeri gelmişken belirtmeden geçemedim)

Ertesi gün göreceğin konulara genel olarak göz at.

 Öğrenmeyi harekete geçiren duygu meraktır. Merak duygusu ile öğrenme hem zevkli hem de çok kalıcıdır.  Merak, aynı zamanda dikkati bir noktaya odaklamayı sağlar. Bu çalışma, sadece "hangi konuları göreceğim” diye bir göz atma işlemidir. Detaylı bir çalışma değildir. Bu çalışmanın amacı işlenecek konular hakkında genel bir resme sahip olmaktır.

45 dakikada bir 15 dakika ara  

Der çalışırken mutlaka her 45 dakikada bir 15 dakika ara verin. Bunun içn bir koronmetre kullanmak çok faydalıdır.

Her 45 çalışma süresinin son 4-5 dakikasında o süre içerisinde gördüğünüz konulara, önemli gördüğünüz  yerlere göz atın.

Bu çalışma,  bilgiyi uzun hafızaya atmak açısından çok etkilidir. Aynı zamanda bilgiyi zihninizde daha net görmenizi, konular arasındaki ilişkileri daha iyi kurmanızı kolaylaştırır, genel resmi görmenizi sağlar.

Ara vermek çalışmanın bir parçasıdır.

Ara vermeden, kesintisiz, non-stop yapılan bütün çalışmalar verimsizdir.

Çünkü ara vermek, hem odaklanma gücünü artırır hem de öğrenilen bilgileri entegre etmemizi sağlar. Aynı zamanda aralıklı olarak bıkmadan uzun süre çalışmamız için çok etkilidir.  İnsanlar ara vermeden çalıştıklarında belki 3-4 saat çalışabilirler ancak, ara vererek daha uzun soluklu çalışma imkanı elde ederler.

Ayrıca 3-4 saatte, 1 veya 2 saatlik ara vermek de konsantrasyonu artırmak ve bıkmadan çalışmayı sağlamak için çok önemlidir.

Ara verilmeden çalışıldığınızda, bilgileri daha çok karıştırırsınız, iki şıkka indirip yanlışı cevaplandırma oranınız artar. İlk 45 dakikadan sonra zayıf kaydetmeye başlarsınız. Çalıştığınızı zannedersiniz, ama etkisiz öğrenirsiniz.

Dinlenirken dinlen, çalışırken çalış.

İyi dinleme iyi bir çalışmayı getirir. Dinlenirken sadece dinlenin yani zihninizde konu veya soru olmasın, çalışırken de sadece çalışın.

Dinlenirken dinlendirici müzikler dinleyin. Müzikler, mutlaka pozitif müzikler olmalı. Yani depresif müziklerden sigaradan uzak durduğunuz gibi uzak durun. Dinlenme süresinde asla televizyon izlemeyin. Çünkü bir saat televizyon seyretmek iki saat kitap okumak kadar beyni yorar.

Çalışma masanızda değil başka bir yerde dinlenin.

İyi şeyler istemenin anlamı iyi şeyler vermektir

Günde kaç saat çalışmalı?

 “Ne istiyorum”un karşılığı “ne fedakarlıkta bulunacağım”dır.

Bu nedenle iyi bir başarı için okuldan sonra en az 3 saat çalışmalısınız. Yani 3x45 dak. Bu performansın altındaki çalışmalar, karnelerde düşük not olarak geri döner. Bunun için sevgili dostlarım kalan şu zamanda lütfen kemerleri biraz sıkalım, biraz daha gayret ve sabır gösterelim.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2007-2008 BEDEN EĞİTİMİ DERSİ II.DÖNEM II. YAZILISI

26/4/2008 · Kategori: ilkogretim_yazililar

SORULAR

1)Sporun  tanımını yapınız.

  

 Spor  …………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………..

………………………………………………………………………………..dır.

 

2)Sporun faydalarını maddeler halinde yazınız.

a)

b)

c)

d)

e)

3)Futbolda …………….kart gören oyuncu maçtan atılır.

4)Futbolda bir takım en fazla .……….oyuncu değiştirebilir.

5)Futbolda bir takım sahaya .…...kişiyle çıkar.

6)Futbol sahasının boy uzunluğu …….m. dir.

7)Futbol sahasının en  uzunluğu …….m. dir.

8) Basketbol topunun ağırlığı …….gr.  ve   ………gr dır.

9)Basketbol sahasının boy uzunluğu ..…..m. dir.

10)Basketbol sahasının en  uzunluğu ..….m. dir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2007-2008 2.Dönem 2. sınıf Matematik Dersi 2. Yazılı Soruları

26/4/2008 · Kategori: ilkogretim_yazililar

1-). Berkenin 7 kalemi vardı. 5 kalem ablası, 3 kalem de annesi verdi. Berkenin kaç kalemi oldu? .(10 puan)

 

 2-) Günde 5 ekmek satan bakkal, 4 günde kaç ekmek satar? .(10 puan)

  

3-). Bir düzine kalemin 9 fazlası kaçtır? .(10 puan)

  

4-). Aşağıdaki tümcelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız. .(10 puan)

 

    Bir bütünü  iki eş parçaya ayırdığımızda, her bir parçaya  …………………………………   denir.

 

   Bir bütünü dört eş parçaya ayırdığımızda, eş parçalardan her birine  ………………….……… denir.

 

   İki tane yarım bir …………………..……  eder.

 

   Dört tane çeyrek  bir ………………... eder.

 

   Dört tane yarım  ………..  tane bütün eder.

 

   Sekiz tane çeyrek .... bütün eder.

 

   12 tane çeyrek ……. bütün eder.

5-). Sınıfımızda 14 kız öğrenci, kızlardan 3 eksik erkek öğrenci vardır. Sınıfımızın mevcudu kaçtır? .(10 puan)

  

6-)Aşağıdaki işlemlerde verilmeyeni bulalım. .(10 puan)

  

12+.=15                            4x=32

 

4562+.=564                       74     6

 

7-)Ali 10 yaşındadır.Annesi Alinin yaşının 5 katıdır.Ali ve annesinin yaşları toplamı kaçtır? .(10 puan)

 

8-)286. 589 sayısını çözümleyiniz.(20 puan)

 

………………………+…………………..+……………..+…………………….+…………….+…………………

 

9-)

        1235+9653=7456 işlemi doğrumudur yanlış mıdır?neden?açıklayınız.(10 puan)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »


Gazeteler
Kiraz Toplist Site Ekle Genç Toplist | Pr:4 Toplist | Site Ekle |  Toplist | Link Ekle | Hit Kazandıran Toplist Toplist site ekle iyi hit siteler site ekle - evden eve nakliyat - Muhabbet - evden eve nakliyatlazer epilasyon Toplist Toplist Toplist toplist Toplist web toplist Site Ekle Astroloji Turk1000.Com - site ekle - evden eve nakliye - evden eve nakliyat Link ekle TR Site Ekle , Toplist , Arama Motoru , Bedeva MP3indir , Mircmp3indir Toplist