aradığınız tüm ödevler bu mekanda!!!Doğru yerdesiniz!!! - Blogcu



ÖDEVİSTAN.........ARADIĞINIZ TÜM ÖDEVLER BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...ÖDEVİSTAN!!!.....

Öğretmen Alımı ve Yönetici Atama Açıklaması

3/7/2009 · Kategori: egitim haber

http://www.memurlar.biz/photos//169655463.jpg

     Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve yönetim kurulu üyelerini makamında kabul etti.  

     Kabulde konuşan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, sendikal örgütlenmenin önemine işaret ederek, öğretmenlerin huzur ve mutluluğunun sağlanması gerektiğini kaydetti.
     Sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler arasındaki yapılanma farkının çalışma barışını bozduğunu, sözleşmeli öğretmenin kendisini kötü hissettiğini kaydeden Bakan Çubukçu, "Oysa öğretmenliğin aidiyet duygusunun en fazla gelişmesi gereken meslek olduğunu" söyledi.

     Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü bildiren Bakan Çubukçu, bu çalışmanın olumlu sonuçlanmasını, konuyla ilgili yasal düzenlemenin en kısa sürede TBMM'ye sevk edilmesini ümit ettiğini belirtti.
     Bakan Çubukçu, "Bundan sonra herhangi bir şekilde sözleşmeli öğretmen talebinde bulunmayacağız. Bütün öğretmenlerimizi kadrolu olarak istihdam edeceğiz" dedi.

     Tedavi ve geçici görev yolluklarının süresinde ödenmesinin önemine işaret eden Bakan Çubukçu, bu konuyu hassasiyetle takip ettiğini, Maliye Bakanlığı tarafından tahsis edilen ödeneklerin önemli bir kısmının Temmuz itibariyle serbest bırakıldığını, 26 milyon TL'yi ödenmek üzere göndereceklerini bildirdi.

     Ekim ayında ödeneklerin ikinci bir bölümünün daha serbest bırakılmasını beklediklerini kaydeden Bakan Çubukçu, bu konuda Kasım'a kadar bir sıkıntı yaşanmayacağını belirtti.
     Bakan Çubukçu, müdür yardımcıları ve eğitim şeflerinin girmeleri gereken haftalık ders saatleri konusunda çalışma yapılabileceğini bildirdi.

     Kariyer basamaklarında yükselme imkanı sağlayan yasanın bazı hükümlerinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğini hatırlatan Bakan Çubukçu, "Şimdi bu oranlar kaldırılarak, hizmet içi eğitim kriteri puanlama sisteminden çıkarılarak yeni bir düzenleme hazırlandı. Yeni yasama döneminde bunu sevk edeceğiz" diye konuştu.

     Yönetici Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde yapılması önerilen değişikliklere de değinen Bakan Çubukçu, yöneticilerin atanmasında objektif, eşit, adil, ehliyet ve liyakati baz alan bir sistemle bugüne kadar süren tartışmalara son vermek istediklerini belirtti.

     Uzun yıllar aynı kurumda idareci olmanın beraberinde getirdiği sorunlara da değinen Bakan Çubukçu, hem il milli eğitim müdürlüklerini hem de okul idarelerini güçlendirmeyi önemsediğini söyledi.
     Okul idaresinin başarılı, vizyonu olan, ehliyet ve liyakatli yöneticilerle güçlendirilebileceğini, çocukları geleceğe taşıyabilecek ve sorunları çözebilecek kişilere ihtiyaçları olduğunu ifade eden Bakan Çubukçu, okul yönetiminin bu anlamda çok önemli olduğuna dikkati çekti.

     Bakan Çubukçu, Yönetici Atama Yönetmeliği ile ilgili hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu ve en kısa zamanda Başbakanlığa gönderileceğini bildirdi. Genel idari ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları ile ilgili görevde yükselme sürecini başlattıklarını, bunun bu yıl içinde sonuçlandırılacağını belirten Bakan Çubukçu, bu personelin giyim yardımıyla ilgili düzenlemeleri de yapabileceklerini söyledi.

     Bakan Çubukçu, İLKSAN ile ilgili olarak da bir değerlendirme süreci olacağını, konunun gündemlerinde bulunduğunu belirtti.
     Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, kabulde yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığında yetkili sendika olarak eğitim çalışanlarının sorunlarını iletmek üzere Çubukçu'yu ziyaret ettiklerini söyledi.

     Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması, kadroya geçişleri sağlanan öğretmenlerin bu statüde çalıştıkları hizmet bölgeleri ve süreleri dikkate alınarak adaylık sürecinden muaf tutulmaları talebini dile getiren Gündoğdu, eğitim çalışanlarının tedavi ve geçici görev yollukları, yönetici ve öğretmenlerin ek ders ücretleriyle ilgili sorunlara da çözüm beklediklerini ifade etti.

     Öğretmen ve yöneticilerin atama ve yer değiştirmeleriyle ilgili olarak da Gündoğdu, ehliyet ve liyakate dayalı bir sistemin önemine işaret etti ve aynı okulda yöneticilik için 5-8 yıl gibi bir süre öngörülmesinin yerinde olacağını belirtti.

     Ahmet Gündoğdu, genel idari ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının il içi ve iller arası yer değiştirme işlemlerinin bir sisteme bağlanması, İLKSAN'a zorunlu üyelik uygulamasına son verilmesi taleplerini de dile getirdi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

Memura ZAM ve MEB Ücretleri!

2/7/2009 · Kategori: haber

http://www.arenagazetesi.com.tr/haber_resim/memur%5B1%5D.jpg

2009 yılının geçen altı aylık dönemine baktığımızda AKP iktidarının uyguladığı ekonomik politikaların sonucunda halkımız ve çalışanlarımız; yaşadıkları ekonomik sıkıntıya bir de sayın başbakanımızın “Teğet geçti.” dediği küresel krizin eklenmesiyle alım gücünü tamamen yitirmiş, açlık ve yoksulluğa terk edilmiştir. Küresel sermayenin ve onun işbirlikçisi AKP hükümetinin uygulamalarıyla İşten çıkarmalar yoğunluk kazanmış, toplum işsiz, aşsız ve güvencesiz bir geleceğe doğru sürüklenmiştir. Ülkemiz tamamen dışa bağımlı hale getirilmiş, adeta sömürgeleştirilmiştir.

          Temmuz ayından itibaren çalışanlara, emekli dul ve yetimlere yılbaşında belirlenen komik yüzdelik (%4+%4,5) ücret artışlarının ikinci dilimi (%4,5) verilmeye başlanacaktır.Burada emekçiler dolayısıyla halkımız yine aldatılmaktadır.Çünkü temmuzda vergi dilimi %15’ten %20’ye çıkarılmaktadır bu da ücretlerde %5’lik bir eksilmeye neden olacaktır. Yani hükümet emekçiye verdiğini fazlasıyla geri almaktadır.

             Elektrik, doğal gaz, yakıt başta olmak üzere, halkın temel gereksinimi olan gıda maddelerine zam üstüne zam yapılmış, vatandaşın cebindeki enflasyon %50’yi aşmıştır. Halk, hiçbir gereksinimini karşılayamaz duruma düşürülmüştür. Ekonomideki arz-talep dengesi tamamen bozulmuştur. Asıl nedeni alım gücü yetersizliği olan düşük enflasyon hesapları sadece AKP yöneticilerini sevindirmektedir.

Hep kendi bildiğini okuyan, halkın ve çalışanların feryadına kulaklarını tıkayan bu hükümet, yaptığı özelleştirmelerle, babalar gibi sattığı fabrikalar ve kuruluşlarla da kendi zenginlerini yaratmıştır. Yatırım, istihdam ve üretim ekonomisi uygulamayan,  borç alarak günü kurtarmaya çalışan AKP iktidarı, kendini de ülkeyi de çıkmaza sokmuştur. 500 milyar doların üzerindeki borçla geleceğimiz ipotek altına alınmıştır. Bu iktidar, tepki veren, muhalefet edenler üzerinde de korku imparatorluğu kurmaya çalışmaktadır. Muhalefet edenleri muhatap almamakta, dinlememekte, onların görüşme randevusunu bile kabul etmemektedir. İsteklerini, eleştirilerini yüz yüze iletebilme şansını yakalayanlar da “ Ananı da al git!” diyerek azarlanmakta, polisiye güç kullanılarak uzaklaştırılmaktadır.

            Biz de Eğitim-İş olarak bundan önceki Milli Eğitim Bakanı (m.b.) sayın Hüseyin ÇELİK’ten görüşmek için randevu alamadık. Şimdiki bakanımız sayın Nimet ÇUBUKÇU’dan da şu ana kadar randevu alabilmiş değiliz. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının yığınla sorunu var. Bu sorunları biz sayın bakanımızla, yetkililerle görüşmeyeceğiz, konuşmayacağız da kiminle görüşüp konuşacağız? 

            Eğitim-İş olarak eğitim çalışanlarımızın önemli sorunlarına yönelik bir imza kampanyası düzenledik. Özellikle eğitim çalışanlarımızın yaşadıkları ücret gaspları var. İzinli, raporlu olan veya sevk alan arkadaşlarımızın fiilen çalışıp hak ettikleri ek ders ücretleri kesiliyor.Daha kötüsü çalışanlar sel,aşırı kar gibi doğal olaylar ya da dini bayramlar nedeniyle okullar tatil edildiğinde de ders ücretlerini alamamaktadırlar.Bizlerin doğa olaylarını yönlendirmek,bayramları tatil günlerine denk getirmek gibi bir gücümüz yok. Öyleyse bu ceza niye?

            Ödenen ek ders ücretleri çok komik,ek ders ücretlerinin en az 15.00 TL’ye çıkarılmasını istiyoruz. Memur, hizmetli gibi diğer eğitim çalışanlarının da görevlerine uygun olarak ek ödeme almalarını istiyoruz. Adaletsiz ek ders ücret yönetmeliğinin yeniden düzenlenmesini istiyoruz. Bu ve benzeri taleplerimiz için düzenlediğimiz imza kampanyası sonuçlarını yüz yüze görüşüp anlatalım istedik; ancak 3 aydır karşımızda muhatap bulamıyoruz, randevu alamıyoruz. Bu durumda imza kampanyasında topladığımız 55.000 imzayı ve taleplerimizi içeren dosyaları siz basın çalışanlarının huzurunda Milli Eğitim Bakanlığı’na kargo ile göndereceğiz. Bu durumdan utanç duyduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

            Eğitim, her toplum için çok önemlidir. Çünkü yaşadığımız dünyada her şey insan öğesinin elinde şekillenmektedir. İyi eğitilmiş insanlarla bilgi toplumu olabilmiş ülkelerde; gelişme, ilerleme, kalkınma ve çağdaşlaşma daha hızlı olabilmektedir. Eğitimin sorunlarının şehir merkezlerinde para eden okul yerlerinin rantçılara peşkeş çekilerek çözülemeyeceğini hatırlatır,yanıtı 8 Temmuzda beklenen MEB Genelgesinin de takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.

 Geleceğimiz olan çocuklarımız eğitimcilerimizin elinde şekillenmektedir. O nedenle ülkeyi yönetenlere ve eğitimcilere önemli görevler düşmektedir.Biz bunun farkındayız.Farkında olmayan  Hükümeti ve geleceğe umutla bakmak isteyen halkımızı da eğitime, eğitim çalışanlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Çünkü ulusların gerçek kurtuluşları buna bağlıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2)

Yardımcı Ablalık İçin TBMM'ye Soru Önergesi

1/7/2009 · Kategori: haber

http://www.memurlar.biz/photos//263396519.jpg
Bursa Milletvekili İsmet BÜYÜKATAMAN Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmak üzere soru önergesi verdi.
MEB'den Açıklama Var
Bursa Milletvekili İsmet BÜYÜKATAMAN Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmak üzere soru önergesi verdi.
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İsmet BÜYÜKATAMAN

  Bursa Milletvekili

29 Mart 2009 yerel seçimler öncesinde; Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in ağzından yayınlanan haberlere göre 15 bin lise mezunu işsiz gence iş umudu ve vaadi binlerce lise mezunu işsiz genci heveslendirmişti.

Bu haberlere göre; MEB 15 bin kadını eğitip ‘yardımcı abla’ sertifikası verecek. Gençler, sertifikayla devlet ve özel okulların ana sınıflarında görev alabilecekti. Milli Eğitim Bakanlığı, 15 bin kadına istihdam kapısı açacak olan “yardımcı ablalık” sertifika programını hayata geçiriyor. 2009, 2010 ve 2011 yıllarında kademeli olarak 15 bin lise mezunu kadına “yardımcı ablalık” eğitimi verilecekti. Bakanlık seçim öncesinde bu haberlerle ilgili bir açıklamada bulunmamıştır. Seçim biter bitmez Milli Eğitim Bakanlığı Okul öncesi eğitimi genel müdürlüğünün internet sitesinde 31/03/2009 günü“Genel Müdürlüğümüzün 36 ayda gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği "Okul Öncesi Eğitiminin Güçlendirilmesi" konulu projesi çerçevesinde 2100 kadının; çocuk gelişimi, eğitimi ve bakımı alanında bilinçlenmesi hedeflenmiştir.

Okul Öncesi Eğitiminin Güçlendirilmesi" konulu projenin hazırlık çalışmaları devam etmektedir.” Açıklamasında bulunulmuş bir bakıma bu istihdamın olamayacağı vurgulanmıştır. Bu konu hakkında somut bir çalışma olup olmadığına dair bilgi verebilir misiniz?

-------------------------------------------------------------------------------------------

Son günlerde internet üzerinden yayılan ve Genel Müdürlüğümüze ait olmayan, Yardımcı Abla konulu haberlere dair telefon, dilekçe ve e-mail yolu ile bilgi istenmektedir.

Genel Müdürlüğümüzün 36 ayda gerçekleştirmeyi planladığı “Okul Öncesi Eğitiminin Güçlendirilmesi” konulu projesi çerçevesinde 16 ilde, 2100 kadının; çocuk gelişimi, eğitimi ve bakımı alanında bilinçlenmesi hedeflenmiştir.

"Proje istihdam amaçlı olmayıp tamamen okul öncesi eğitimin ülke genelinde yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacaktır."

Söz konusu proje henüz hayata geçirilmemiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

KPSS Tercih Tarihi Açıklandı

1/7/2009 · Kategori: egitim haber

http://www.memurlar.biz/photos//300392738.jpg

Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme Yapmak için Adaylardan Tercih Alınması
Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacaktır. Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2009/3 Tercih Kılavuzunda, ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadrove pozisyonlar yer almaktadır.

Kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonlardan tercih yapabilmek için, 28-29 Haziran 2008 tarihlerinde yapılmış olan 2008-KPSS Lisans ve 21 Eylül 2008 tarihinde yapılmış olan 2008-KPSS Ortaöğretim/Önlisans’a girilmiş ve bu sınavların en az birinden ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanının alınmış olması gerekir.

Adaylar tercihlerini, 06-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında ÖSYM’nin www.osym.gov.tr internet sitesinde yayımlanacak olan Kılavuzda yer alan kurallara göre internet üzerinden kendileri yapacaklardır. ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacaktır.

KPSS-2009/3 Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

İşte e-kayıt sonuçları TIKLA

1/7/2009 · Kategori: egitim haber

http://www.internethaber.com/images/news/70913.jpg
İlköğretimde Ulusal Adres Veri Tabanı'nda adreslere göre yapılan kayıt sonuçları açıklandı. İşte sonuçlar;

İlköğretim okullarına Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki adresler ve nüfus kayıtlarına göre yapılan e-kayıt sonuçları açıklandı.Veliler, çocuklarının yerleştirildiği okulu ve adresini, Milli Eğitim Bakanlığının www.meb.gov.tr internet adresinden öğrenebilecekler.

2009-2010 eğitim-öğretim yılı için ilköğretim okullarına 1 milyon 283 bin 643 çocuk, evlerine en yakın okullara yerleştirildi. Sistemde herhangi bir okulun kayıt alanı ile ilişkilendirilemeyen 31 bin 305 çocuk bulunduğu, bu

1

1 milyon 283 bin 643 öğrenci evlerine en yakın okullara yerleştirildi

Sonuçları öğrenmek için TIKLAYIN

çocukların adres tanımlamalarının yapılarak kayıtlarının gerçekleştirileceği bildirildi.

Veliler, çocuklarının yerleştirildiği okulu ve adresini, Milli Eğitim Bakanlığının www.meb.gov.tr internet adresinden, çocuklarının T.C. kimlik numaralarını yazarak öğrenebilecekler. Ayrıca yöneticiler, okullarına kayıt edilen öğrenci listelerini ilan edecekler. Veliler ek herhangi bir işlem yapmadan okullar açıldığında çocuklarını okula gönderecekler.

Adres değişikliği olan ancak kayıtları farklı okullara çıkan çocukların durumları okul yönetimleri tarafından değerlendirilecek. Bu çocuklar nakil yoluyla yeni adreslerindeki okullara kaydedilecek.

Bugünden sonra oluşan değişiklikler (yurt dışından gelme, nüfus cüzdanını yeni çıkarma, yeni okul açılması, okul kapatılması vs.) adres bilgileri doğrultusunda il/ilçe öğrenci yerleştirme komisyonu tarafından e-okul sistemine eklenecek.

Herhangi bir nedenle kaydı yapılmayan çocukların durumları, velileri tarafından ilçe nüfus müdürlüğüne adres tanımlaması yapıldıktan sonra okul yönetimleri tarafından kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.

Şehit ve muharip gazi çocukları ile özel eğitime ihtiyacı olanların, nakillerini istedikleri okullara yapılacak.

Özel ilköğretim okullarına kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerin nakilleri okul yönetimleri tarafından adres uygunluğu kontrolü yapılmadan gerçekleştirilecek. Nakiller, 2009-2010 eğitim-öğretim yılı birinci döneminin e-okul sisteminde açılmasından sonra gerçekleştirilecek.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Altı Uygulama Ayakkabısı Seminer Çalışması

23/6/2009 · Kategori: ogretmen_dokuman

ALTI AYAKKABILI UYGULAMA TEKNİĞİ: 

      Ayakkabılar uygulamayı çağrıştırdığı için bu isim verilmiştir. Değişik durumlar için değişik uygulama biçimleri gerekebilir. Örneğin, bir yumurtanın kabuğunu boyamak için gereken hassas bir uygulamayla, bir boks maçı sırasında yapılması gereken uygulama birbirlerinden çok farklıdır.  

            Altı ayakkabılı uygulama tekniği olarak adlandırılan bu teknik kimi zaman karşımıza ;

“Altı çift uygulama ayakkabısı”

“Altı ayakkabılı uygulama kalıbı”

“Altı uygulama tarzı”

            olarak da çıkmaktadır. 

      Şimdi Altı Ayakkabılı Uygulama Tekniğinde kullanılan ayakkabıları kısaca tanıyalım: 

Lacivert resmi ayakkabı: Rutin işler ve resmi prosedürler izlenir.

Gri spor ayakkabısı: Delil toplanıp toplanan bilgi kullanılır.

Kahverengi yürüyüş ayakkabısı: Uygulamada inisiyatiflerden, esneklikten faydalanılarak sonuca ulaşılmaya çalışılır.

Turuncu lastik çizmeler: Acil müdahale gerektirir ve güvenliğin sağlanması en önemli iştir.

Pembe ev terliği: İnsanların duygu ve düşüncelerine karşı hassas olmayı gerektirir.

Mor binici çizmesi: Uygulamada bir yetkinin sağladığı üstünlüğü kullanma ile ilgi

LACİVERT RESMİ AYAKKABI: 

            Bu ayakkabı rutin işleri, resmi prosedürü temsil eder. Yani kurallar bütününü tanımlar dersek yanlış olmaz.

            Örneğin, savaş gemilerinde topları kullanırken belirlenmiş bir prosedür vardır. Eğer bu prosedüre uyulmazsa toplar zamanından önce ateşlenir veya toplar ateşlenmeden infilak edebilir.

  Rutinler, insanları sıkar aynı zamanda yaratıcığı ve esnekliği azaltır. Ama yine de rutinler insanların hata yapma olasılığı azaltır.  

Uygulama 1 :

            Bir aile tatile çıkmaya karar veriyorlar. Eşyalarını toplayarak yola koyuluyorlar. Belirli bir yol gittikten sonra anne elektrikli fırının açık kaldığını hatırlıyor. Ve fırını kapatmak için geri dönüyorlar. Eğer buradaki rutin uygulansaydı, aile gidilen yolu geri dönmek zorunda kalmayacaktı.

      Nedir buradaki rutin? Evden çıkmadan önce su, gaz ve elektrikle ilgili bütün malzemenin kontrol edilmesi. Bu bize sıkıcı gelebilir;ama hata yapmamızı da engellemiş olurdu. 

      Uygulama 2 :

        Bu uygulama tekniğini eğitimde uygularsak, öğretmenin uyması gereken bazı rutinler vardır. Öğrencilerle ilgili dosyalar, dersle ilgili defterler, vb. gibi. Bunlar yapılmazsa öğretmen idareci ve denetçilerle problem yaşar. En önemlisi de öğrencileri değerlendirirken hata yapma olasılığı artar.  

            Rutin işler kişilere özgürlükler sağlar. Yani önceden belirlenmiş kurallar kişilere karşılaşılan zorluklarla başa çıkmanın yolunu öğrettiği için kişi karşılaştığı durumla başa çıkabilir.  

      Uygulama 3 :

            Türkçe dersinde uyulması gereken bazı rutinler vardır. Öğrencilerin anlama-anlatma becerilerini değerlendirmek için metinler okutulur. Ve sorular sorularak cevaplar alınır. Öğrenciler bu rutini ilköğretim birinci sınıftan itibaren öğrenirler. Bu tür uygulamalarda nasıl davranacaklarını bilirler. Eğer öğrenmemiş olsalardı, birçok problemle karşılaşırlardı. Yani ya zayıf not alırlardı ya da arkadaşlarının gerisinde kalırlardır. Öğretmen de bu durumda zorlanabilirdi.  

            Rutin ve prosedürler de insanlar gibi gelişirler . zamanla değişiklikler gösterebilirler. Birçok durumda olduğu gibi çoğalırlar. Eski ile yeni arasında farklılıklar gözlemlenebilir. Rutinler, değişirken eski rutin tamamen terk edilir.  

      Uygulama 4 :

            Eğitim sistemimiz değişen rutinlere örnek gösterilebilir. Eski sistem ezberci bir yapıya sahipken yeni  sistem öğrenciyi merkeze almıştır. Sistem, zamanın gereklerine göre değişmiştir. Ve bundan sonra da değişmeye devam edecektir.

Rutinler nasıl olmalıdır?

Birçok durumu kapsamalıdır.

Ne zaman, nerde nasıl kullanılacağı kolay ve anlaşılır olmalıdır.

Uygulaması kolay olmalıdır.

Kolay öğrenilebilir ve hatırlanabilir olmalıdır.

 

Bu sıralamayı daha uzatabiliriz. 

ÖZET

            Bazen insanlar nerde nasıl davranmasını bilmediği için hata yapabilirler. Bu tür durumlarda lacivert resmi ayakkabı tekniği kullanılırsa hata yapma olasılığı ortadan kalkar. Çünkü rutinler bellidir ve denenmişlerdir. Sıkıcı olsa da rutinler çoğu zaman hatayı azaltır.

             Kişi rutini uygularken bir sonraki adımın ne olacağını bilir. Karşılaşılan duruma uygun rutin kullanılarak istenilen sonuca ulaşılır.

            Kurallar, insan hayatını düzenlediği için lacivert resmi ayakkabı tekniğini kullanmak faydalı sonuçlar doğurur. 
 

GRİ SPOR AYAKKABISI  

            Bu uygulama tekniğinde araştırma, bilgi toplama amaç edinmiştir. Bir konu ile ilgili verilere ulaşmak için düşünme tekniklerinden ( altı şapkalı düşünme tekniği, beyin fırtınası, tartışma, vb. gibi.) yararlanır. Gri spor ayakkabısı tekniğini kullanan kişi sonu belli olmayan bir yola girmiş gibidir. Konu ile bilgiler topladıkça bu sis dağılır.  

            Örnekler :

            Okula devamsızlık eden öğrencilerin devamsızlık nedenlerinin araştırılması, bu nedenlerin ortaya çıkarılmaya çalışılması gri spor ayakkabısı tekniğine girer.

            Cinayet masasında çalışan dedektiflerin cinayeti aydınlatmak için uğraşmaları da bu uygulamaya girer.

            Ya da bir ülkenin ekonomik verilerinin tablolar halinde gösterilmesi de bu uygulamanın içerisine dahil edilebilir. 

            Uygulama :

            Okullarda öğrencilere verilen proje ve performans görevlerinde öğrenciler gri spor ayakkabısı uygulama tekniğini kullanır. Öğrenciler bu görevlerini yerine getirirken araştırma, bilgi toplama tekniklerini kullanırlar. 
 

            Tarihin seyrini değiştiren birçok olayda gri spor ayakkabısı tekniği kullanılmıştır. İstanbul’un Fethi, Coğrafi Keşifler, vb. gibi. Buradaki değişiklikler bir bilgi birikimi ve araştırma sonucu oluşmuştur.

            Bilgiye ulaşamaya çalışırken sabırlı olunmalı ve acele edilmemelidir. Eğer acele edilirse sonucu ulaşmadan varsayımlar oluşturulur. Ve bu da bu uygulama tekniğine aykırıdır. Sonucu ulaşmadan ortaya atılan varsayımlar insanları hataya sürükler. Tıpkı evrim teorisinde olduğu gibi. 
 

ÖZET 

            Bilgi toplanmaya öncelik verilir. Bu sessiz, objektif ve dikkat çekmeyecek tarzda yapılır. Önce teorilere temel oluşturacak bilgiler toplanır. Daha sonra da bu teorileri sınamak için ayrı bir bilgi toplanır. Böylece teoriler objektif bir zemine oturtturulur.

            Bu teknikteki amaç bilgi toplamak ve bu bilgiyi kullanmaktır. Bilgi toplanırken bilgi toplama esasları göz ardı edilmez. Böylece tarafsızlık ortadan kalkmamış olur.

KAHVERENGİ YÜRÜYÜŞ AYAKKABISI 

            Bu teknik uygulama, pratiklik, faydacılığı ve sezgi gücünü vurgular. Karşılaşılan duruma göre şekillenir. Esneklik bu tekniğin özünü oluşturur. Durum değiştikçe davranışlar da değişir. Katı kuralları yoktur. Elden ne gelirse o yapılır.

            Bu uygulamayı gerçekleştirmek için sezgi gücü, sağ duyu ve akıl gereklidir. Böylece bu uygulama uzaktan yönlendirmeyi kabul etmez. Uygulamacı her an işin içindedir.  

      Örnek: 

            Öğrenci davranışlarına bakacak olursak; öğrenciler derslerine giren öğretmenlere göre farklı davranış kalıpları geliştirmişlerdir. Eğer öğretmen sert bir yapıya sahipse öğrenci davranışı sakinlik üzerine kurulmuştur; öğretmen yumuşak başlı ise öğrenci davranış kalıbını değiştirerek yaramazlık yapmayı seçer. Burada öğrenci kahverengi ayakkabıyı kullanmıştır.  

            Sabah okula gelen öğrencilere derse girmek için öğrenci andı okurlar daha sonra da içeri girmeye başlarlar. Eğer burada öğrencilerden bazıları açık gözlülük yaparak diğerlerini beklemeden içeri girmeye çalışıyorsa; büyük bir olasılıkla öğrenciler kahverengi yürüyüş ayakkabısını kullanmıştır. 

            Pazarlık yapmak bir beceridir. Çünkü sabit bir fiyat yoktur. Pazara gittiğiniz de bir şey almaya çalışırken ister istemez pazarlık yaparız. Çünkü satıcı fiyatı sabit tutmaz, pazarlık payı bırakır. Bunu bilen müşteri de pazarlık yapar. Burada da kahverengi yürüyüş ayakkabısı tekniği kullanılmıştır. Çünkü müşteri duruma göre davranmıştır.  

            Bu uygulama tekniğinde etkililik önemli bir yer teşkil eder. Çünkü varılmak istenen hedefe giden bütün yollar kullanılır. Tekniği kullanan uygulamacı bunun farkındadır. Eğer böyle olmazsa hedefe varamaz.

            Örneğin Japonlar arabalarını üretirken her türlü konforu düşünürler.Etkili olmak için arabalara yenilikler koymak gerektiğini bilirler. Bu da onları araba piyasasında ön plana çıkartır. 

            Bu tekniğin diğer bir önemli temeli de iyi değerler, akla yakınlık ve iyi ilkelerdir. Eğer bunlar görmezden gelinirse o zaman bu teknik bir işe yaramaz. 

            İyi değerler, insana saygı iyi bir değerdir. İstenilen sonuca varmak için insana saygı gözetilmelidir. Bu görmezden gelinirse kullanılan yöntem faydadan çok zarara sebep olur.

            Akla yakınlık, geriye dönüp baktığımız da iyi sonuç veren her uygulamadır. Bu değerlendirme süreç bittikten sonra yapılmaz. Süreç işlerken yapılmalıdır. Süreç işlerken içinde bulunduğumuz durum ve diğer insanlar değerlendirilir. Sonra da karar verilir.

            İyi ilkeler,karşılaşılan sorunu aşmak için kullanılması en doğru yolu seçmektir. Genel ahlak ilkeleri, insana değer verme, gerçeği bulma kaygısı, iyi ilkelere örnek olarak verilebilir. 

            Lacivert resmi ayakkabı da olduğu gibi kahverengi yürüyüş ayakkabısında uyulması gereken rutinler yoktur. Burada uygulayıcı inisiyatif kullanmak zorundadır. Bu yönüyle bu uygulama kişiye özgülük gösterir. 

            Uygulama :

            Sınava hazırlanan bir öğrenci sınav zamanı gelip sınava girdiği zaman bir başınadır. Burada yapacağı bütün davranışlar kendine aittir. Rehber öğretmeni sınavda şunu yap bunu yap demiştir; ama öğrenci sınav esnasında ne yapması gerektiğine kendisi karar verir. Hangi sorudan başlayacağına, bir soruya ne kadar zaman ayıracağına, vs. Burada bütün sorumluluk öğrenciye aittir. Yani inisiyatif kullanmak zorunda kalmıştır. Seçtiği yolun doğru veya yanlışlığına kendisi karar vermiştir.  

ÖZET

            Bu yöntem, pratik ve abartısızdır. Önceden hazırlanmış bir planı yoktur. Durum, değerlendirilir ona  göre davranış geliştirilir. Bütün sorumluluk inisiyatif kullanan kişidedir. Uygulama aşamasında insana saygı, iyi değerler ve iyi ilkeler göz ardı edilmez. Bunlar göz önüne alınarak, duruma uygun davranışlar belirlenir. Fayda veren ve esnek olan davranışlar seçilir.  

TURUNCU LASTİK ÇİZME 

Turuncu renk, tehlikeyi, patlamayı, dikkat çekmeyi ve uyarıyı çağrıştırır. Lastik çizmeler ise itfaiye ve kurtarma görevlilerini hatırlatır. Bu uygulama tarzı tehlike ve acillik demektir.  

            Örnek:

      Bir ülkede terör ve güvenlikle ilgili meseleler varsa bu uygulamanın alanına girer. Orman yangını, trafik kazası,sel felaketleri bu uygulamaya örnektir. 

ACİL DURUMUN ÖZELLİKLERİ 

İnsan hayatına karşı bir tehdit vardır.

Olaylar çabuk gelişir.

Durum önceden tahmin edilemez.

Durum değişkenlik gösterir.

Tehlikeyi ortadan kaldırmak  için uygulama gereklidir.

Yoğun duygular söz konusudur.

Çoğunlukla bir kişi acil durumdan dolayı suçlanır.

Acil durum geçtikten sonra, duruma başka türlü müdahale olunması gerektiği iddia edilir. (Araba devrilince yol gösteren çok olur.)

Standart bir tepki kalıbı yoktur.

Çoğunlukla yetersizlik söz konusudur.

 

            Acil durumlar doğaları gereği çeşitli renklerle adlandırılır. Bu renkler durumun aciliyetini belirtmek için kullanılır. Turuncu renk ise durumun adı değil uygulama tarzını temsil eder. Bir durumun turuncu renk çizme alanına girdiği tespit edildikten sonra durumun özellikleri ve öncelikleri belirlenir. Temel öncelik tehlikenin ortadan kaldırılmadı veya en aza indirgenmesidir. 

            Uygulama :

            Sınıfta öğrenciler arasında gruplaşmalar olmuş ve okul çıkışı öğrenciler birbirine zarar verecektir. Derse giren öğretmen bu durumu fark etmiş. Öğretmen, turuncu tarzda da uygulama etkinliğine göre durumun değerlendirmesini yaparak, önceliklerini belirler. Öncelik öğrencilerin kavga etmelerini önlemek, bir birlerine verecekleri zararı en aza indirmektir. Öğretmen, durumun önemine binaen öğrencilerle konuşabilir ya da okul idaresine bu durumla ilgili vererek kavgayı engelleyebilir. 

BU UYGULAMA TARZI İÇİN GENEL İLKELER 

Mevcut durum doğru değerlendirilir.

Tüm olasılıklar göz önüne alınır.

Olayla doğrudan ilişkili olan-olmayan her şeyle ilgili değerlendirme yapılır.

Uygulamaya katılacakları, sorumlular ve katılacak gruplar arasındaki iletişim biçimi belirlenir.

Bir strateji seçili. Uygulama esnasında bir işe yaramazsa ya strateji değiştirilir ya da üzerinde değişiklik yapılır.

Olayları kötüye götürecek uygulamalardan kaçınılır. (Yangına benzin dökmek gibi.)

Birbirine paralel iki strateji seçilir. Biri tehlikeyi en aza indirir, diğeri de ortadan kaldırır.

Bir dizi uygulama seçeneği geliştirilir. Bunlar gözden geçirilir.

Karşılaşılan durum periyodik olarak yeniden değerlendirilir.

Paniğe yer verilmez.

Medyaya ve halka bilgi vermek için strateji belirlenir.

 

            Bu uygulamada cesaretin her türlüsüne ihtiyaç vardır. Çünkü karşılaşılan durum bunu gerektirebilir. 

      Örneğin, banka soyguna müdahale eden polisin göstereceği cesaretle iflasın eşiğine gelmiş şirket yöneticisinin göstereceği cesaret ayrıdır. 

     Bu tekniğin diğer bir özelliği de yedekte başka bir uygulamanın olmasıdır. Karşılaşılan tehlikenin boyutuna göre ilk uygulama işe yaramazsa yedek uygulama devreye sokulur. Böylece risk azaltılır. Burada kullanılan uygulamanın tasarımı iyi yapılmalıdır. Tasarım sürecine mümkün olduğunca az kişi katılmalıdır. Çok kişi katılması demek yarardan çok zarar demektir.

      Turuncu tarz uygulama, kontrol,kararlılık ve bütünlük içeren bir strateji gerektirir. Karar aşamasında neye karar verildiyse o doğrultuda işbirliği yapılır.

      Örnekler:

     1) Uçak inmek için hızla alçalmaya başlıyor. Ama uçağın tekerlekleri açılmıyor, içeride 200 yolcu var, aynı zamanda yakıtta bitmek üzere burada pilot ve kule arasında nasıl bir uygulama şekli olmalıdır. Neye karar verilmeli ki bu durumdan en az zararla çıkılsın. 

     2) Ahmet. Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisidir. Başarılı sayılabilecek bir öğrenci olan Ahmet’in Tarih dersinin son yazılısından 70 puan alması gerekmektedir. Çok çalışmıştır sınava. Yazılı da öğretmen Ahmet’i başka bir sıraya oturtturur. Yanındaki sınavda kopya çekerken yakalanır. Ahmet’in bu olayla ilişkisi olmamasına rağmen öğretmen ona da kopya çekmişti, muamelesi yapıyor ve disipline gönderiyor. Ahmet disiplin cezası alırsa istediği üniversiteye gitmekte zorlanacaktır. Ahmet bu durumdan kurtulmak için ne yapmalıdır? Nasıl bir yol izlerse bu sorundan kurtulabilir? 

ÖZET

     Turuncu alarmı ve uyarıyı çağrıştıran bir renktir. Turuncu lastik çizmeli uygulama tarzı acil durumlarla, kriz ve tehlikelerle ilgili bir durumdur.

     Tehlikeleri azaltmak önceliktir. Bunun için bir strateji ve gerekli olan uygulama adımlarının tasarlanması gerekmektedir. Bu süreçte iki tane uygulama tasarlanır.  Olası durumlarda devre dışı kalan uygulamanın yerine diğeri geçerek sorun ortadan kaldırılmaya çalışılır. 

PEMBE TERLİK 

      Pembe uygulama tarzı, insan duygularıyla, şefkatle, sempatiyle, insanın  karşısındakine hassas ve sevecen bir ilgi göstermesiyle ilgilidir. Terlik rahatlığı çağrıştırdığı için merhamet ve şefkat duygularını pembe uygulama tarzı ile bağdaştırır.

      Pembe terlik tarzı, insan duygularını ve insana ilgi göstermeyi ön plana alan tüm uygulamalarda kullanılır. 

      Örnek:

Savaş sırasında mağdur olmuş sivillere, felaketler sonucu zarar görmüş insanlara karşı bu uygulama tarzı ile yaklaşır.

Afrika’da açlık çeken çocuklara, atom bombası atıldıktan sonra acı çeken Japonlara, oğlu şehit olmuş anne-babalara karşı da bu uygulama tarzı ile yaklaşılır.

Okulda sessizce bir köşeye çekilmiş öğrenciye ilgiyle yaklaşan,onun derdini dinleyen öğretmen de bu uygulama tarzını kullanır.

 

PEMBE UYGULAMA TARZI İKİ TÜRLÜDÜR:

Başka Uygulamalara İnsani ilgi ve Şefkat Katan Pembe Terlik Tarzı:Halkına zulmeden bir krala içinde bulundukları durumun insani yanları hatırlatılabilir. Halkın içinde bulunduğu sefalet, hastalık, vb. gibi unsurlar hatırlatılır.

Temel Uygulama Biçimi Olarak Pembe Terlik Tarzı: İşinde mutsuz  çalışana gösterilen ilgi, kazaya uğramış insanlara karşı bu tarz uygulanır.

 

   İnsanlarla ilgilenirken yapılacak küçük jestler önemlidir. Bunlar bir insanın karşısındakine önem verdiğini ve ona ilgi gösterdiğini belli eder. İnsanlara isimlere hitap etmek, kim olduklarını sormak, vb. pembe terlik tarzına girer.  

   Uygulama :

   “Yolda geçerken ağlayan bir çocuk sesi duydum. Kafamı çevirip baktığımda parkta yalnız başına bankta oturan çocuğu gördüm. Başımı çevirip gitmek istedim. Ama yapamadım. Usulca yanına yaklaştım. Önce ismini sordum. Adı Ali’ymiş. Ali, neden ağlıyorsun, neden burada oturuyorsun, eve neden gitmedin, dedim. Amca, benim anne-babam geçen ay trafik kazasında öldü,dedi. Bunu der demez yine ağlamaya başladı. Anlattıkları beni etkilemişti. Başımı çevirip gözümdeki yaşları sildim. Görmesini istememiştim galiba. Biraz daha konuştuk. Sonra elinden tutarak babaannesinin evine götürdüm. …..” 

   İlgi Gösterme Seviyeleri:

Niyet: İlgi gösterme isteği

Duygu: Sempati gösterme

Jest: İlgi gösterildiğini vurgulayan davranışlar

Uygulama: Yardım etme, ilgi gösterme isteğinin gerçekleştirilmesi.

 

   Pembe terlik tarzı, diğer uygulamalarla etkileşim içindedir. Diğer uygulamaları destekler, bunlarla ters düşmez.

ÖZET 

      Pembe terlikli uygulama, insan duyguları, ilgi ve şefkatle ilgilidir. Duygular, ilgiyi gerektirir. İlginin ifade edilmesi de pembe terliği de geliştirir.  Ortada duygu yoksa bile uygulama devam ettirilir. 

      Bazen de pembe terlik, uygulamanın biçimini etkileyerek daha insancıl ve ilgili bir tarzda davranılmasını sağlar.

      Pembe uygulama tarzı, insanın daima önemli olduğunu hatırlatır. 
 
 

MOR BİNİCİ ÇİZMESİ 

     Mor, görkem ve makam rengidir.  Bu nedenle mor uygulama tarzı otorite rolünü temsil eder. Görevleri gereği bir otorite sahibi olanlar, görev başındayken normal yaşamlarından farklı davranırlar.

     Mor binici çizmeli uygulama tarzı, resmi konularla ilgilidir. Bu davranışı belirleyen kişi değil; onun üstlendiği resmi roldür. 

     Örnek:

Bir hakim, iş hayatında adaletli davranmak zorundadır. Ama özel hayatında adalet beklenmeyebilir.

İki samimi arkadaş, aynı okulda müdür ve öğretmen olarak çalışmaktadır. Okuldayken arkadaşlık ortadan kalkar. Müdür, müdürlük görevini yerine getirir. Öğretmen ise öğretmenlik görevini. İş hayatına arkadaşlık  ilişkisi giremez.

 

   İnsanlar ve Roller:

Hastalıklar ilgili konularda doktorun sözü dinlenir. Çünkü uzman odur.

Hukuk işlerinde avukata danışılır.

Ekonomi konusunda ekonomisttin görüşleri değerlidir.

 

     Yukarıdaki durumlarda,resmi rol uzmanları tarafından onaylanmıştır. Çünkü bunun eğitimini uzun bir süreçte almışlardır.

      Bazı rollerde uzmanlık eğitimi bulunmaz. Bir kişini resmi bir role sahip olmasının nedeni, o role ve onu üstlenecek birine duyulan ihtiyaçtır. Hükümetler bu şekilde seçimle gelerek bu resmi rolü üstlenirler. Zamanları dolunca başkaları gelerek bu resmi rolün gereklerini yerine getirirler.

      Resmi rol sahipleri rolleri ile bütünleşerek, üstlendikleri rolün gereklerini yerine getirirler. Polis memuru rolünün gereği olarak suçları engellemeye çalışır. Doktor hastaları tedavi eder. Vb.  

     Üstlenilen roller kişilere sorumluluk yükler. Kişiler bu sorumlulukların farkında olarak rollerini yerine getirirler. Eğer rollerin gerektiği gibi davranılmazsa kontrol mekanizmaları devreye girer.

  

     Örnek:

     Banka çalışanı rolüne uygun çalışmaz ve müşterilerin hesaplarını boşalttığı anlaşılırsa hakkında soruşturma açılarak görevinden uzaklaştırılır. Havayolu şirketi patronunun, düşen uçaktan kendini sorumlu tutarak istifa etmesi de buna örnek olabilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Altı Düşünme Şapkası Tekniği Seminer Çalışması

23/6/2009 · Kategori: ogretmen_dokuman

Altı Şapkalı Düşünme Tekniği eğitim de son yıllarda kullanılmaya başlanmıştır. Bundan önce çeşitli alanlarda kullanılan teknik(bilişim, askeri alan, sanayi,vb.) düşünme faaliyetlerine yeni bir bakış açısı getirmiştir. Bu teknikte altı tane hayali şapka vardır. Düşünme sürecini gerçekleştirecek kişiler bu şapkalardan birini kısa bir süreliğine takarak düşünme sürecini gerçekleştirir. Daha sonra diğer hayali şapkaları takarak düşünme sürecini tamamlar.
  • Beyaz Şapka  : Veri ve bilgilere objektif bakış sağlar.
  • Kırmızı Şapka : Duyguları, sezgileri meşrulaştırma (kanıtlama)
  • Siyah Şapka  : Ön yargı,karamsarlık, tedbir
  • Sarı Şapka  : Olumluluk, uygulanabilirlik, yarar
  • Yeşil Şapka  : Yaratıcı düşünme, yeni fikirler
  • Mavi Şapka  : Düşünme sürecini kontrol altında tutma.

            Geleneksel tartışmalarda kişiler kendi görüşlerini ön plana çıkarmaya çalıştıkları için genelde fikirsel bir başarı sağlanmazdı. Ama bu yöntemde işbirliği ön plana çıktığı için yapıcı ve yararlı bir tartışma yapılmış olur. Ancak düşünme işin yalnızca  bir yönüdür. Bu işin bir de uygulama yönü vardır. Edward De BONO, uygulama için Atlı Ayakkabılı Uygulama Tekniğini geliştirmiştir. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Zihin Haritasi Yontemi Seminer Çalışması

23/6/2009 · Kategori: ogretmen_dokuman

Not almak, planlama yapmak ya da fikir üretmek için en iyi yol, liste şeklinde uzun uzun yazmak gibi görünüyordu… Ta ki insan beyni üzerinde yapılan çalışmalar bizim yazımızın da konusunu oluşturan zihin haritası yöntemini ortaya çıkarıncaya dek!Yazının devamını okumadan şimdiden renkli kalemlerinizi ve hayal gücünüzü hazır duruma getirmenizi öneriyorum. Çünkü, bu yöntemi kullanmayan insanların yaptığından farklı olarak, beynimizin iki tarafını da aktif duruma geçirmek için çalışmalar yapacağız. Nesneleri (olguları) simgeleyen yazı karakterlerinin ötesine geçip, onları canlandıracak ve böylece sağ beynimizin çalışma performansını artırmaya çalışacağız. Aşağıdaki bölümde, zihin haritası yöntemi ile ilgili pek çok bilgi aktaracağız. Sırasıyla, bu yöntemin nerelerde kullanılabileceğini anlatacak, daha sonra nasıl hazırlanacağından bahsedeceğiz. Ardından, bu yöntemi kullanmanın yararlarından söz edecek ve bu yazı için hazırlamış olduğumuz bir zihin haritası örneği ile yazımızı noktalayacağız. Şimdi devam edelim…

Zihin Haritası Nerelerde Kullanılır?

Zihin haritasından söz edildiğinde, genellikle hızlı not tutma yöntemiymiş gibi algılanır. Ancak gerçekte kullanım alanı çok daha geniştir. Aşağıdaki bölümde, örnek kullanım alanlarının bazılarından söz edilmektedir. Tavsiyem, benim burada önerdiklerim dışında, bu yöntemi kullanabileceğiniz diğer alanlarıtespit edin ve hemen kullanın.

Kullanım Alanları

Hedef Oluşturma : Günlük işlerinizde, haftalık planlamalarınızı yaparken yada orta ve uzun vadeli hedeflerinizi planlarken zihin haritasından yararlanabilirsiniz. Ana hedefi merkeze alıp, dallar yardımı ile alt hedefleri belirleyebilir ve bunları sağ beyne has yöntemle şekiller kullanarak hatırlamayı kolaylaştırıcı hale getirebilirsiniz. Sonra, alt hedeflerin alt başlıklarını çıkartarak birbirleriyle ilişkilendirebilirsiniz. Göreceksiniz ki, satır satır yazma yöntemine inat, daha önce hiç aklınıza gelmeyen ilişkiler bulacaksınız.

Toplantı Hazırlığı : Toplantıya girmeden önce, üzerinde durmak istediğiniz konuları bu yöntemle belirleyebilir ve toplantıda kullanmak üzere tek bir sayfada görselleştirebilirsiniz.

Sunum Hazırlığı : Sunum yapmak, pekçok kişi için kabustur. İnsanlar, topluluk önünde konuşmaktan, söyleyeceklerini unutmaktan, velhasıl hata yapmaktan çok korkarlar. Bu yöntem, sunum hazırlıkları sırasında, aktarılacak konuların belirlenmesi, birbirleri arasında ilişkilendirme yapılması ve akılda kalıcı anahtarların tespit edilmesi açısından önemlidir.

Raporlama : Herhangi bir konuda rapor hazırlayacağınız zaman da, bu yöntemden yararlanmak etkili bir çözüm olacaktır. Sizden istenen rapor, açık ve detaylı olabilir. Ancak, zihin haritası yöntemi, bu açık raporu yazmadan önce konuyu toparlayarak, raporunuzun etkililiğini artırmanıza yardımcı olacaktır.

Birleştirme : Birbirleriyle benzer birkaç kitap, rapor vb.´nin belleğinize tam olarak yerleşmesinde etkili olabilir ve benzerliklerin bir araya getirilmesi ile bütünlük sağlanabilir. Örneğin, Peynirimi Kim Kaptı? isimli kitap ile Değişim Kültürü isimli kitabın verdiği mesajlar birleştirilerek zihinsel bütünlük sağlanır.
Not Tutma : Zihin haritası yönteminin en sık kullanıldığı alandır. Bu yöntem ile, sıradan insanların sayfalarca tuttukları notlara inat, size tek bir sayfa yetecektir.
Beyin Fırtınaları : Beyin fırtınası, özellikle yaratıcı düşünme ve yeni fikirler ortaya çıkarma konusunda yararlanılan en güçlü yöntemlerden biridir. Zihin haritası yöntemiyle birleştirildiğinde çok daha etkili olabilmektedir.Beyin fırtınası sonucunda ortaya çıkan fikirler, zihin haritası yöntemiyle kaydedildiğinde, birbirini destekleyen ve birbirleriyle bağlantılı olanlar kolaylıkla görülebilir. Böylelikle, geliştirme aşamasında yol gösterici olurlar.
Zihin Haritası Nasıl Hazırlanır?
Zihin haritalama, temel bir düşünce ve düşünceye bağlı fikirleri detaylandırarak, ilişkiler kurma yöntemidir ve diğer yöntemlere göre daha kolay çalışma olanağı sağlar. Tüm bunlar, kişiye özel anahtar kelimeler ve simgeler kullanılarak gerçekleştirilir. Uzun, uzun cümleler yerine, en fazla üç kelimeden oluşan anahtar kelimeler kullanılır. Ardından, oklar, dallar ve bağlayıcılar aracılığı ile fikirler birleştirilir. Fikirler, bellekteki gibi birbirine bağlanarak, yeni bilgilerin anlaşılması ve hatırlanması sağlanır.Şimdi uygulamanın nasıl yapılacağından söz edelim. Öncelikle, boş beyaz bir A4 yada A3 kağıdı ve birkaç renkli kalem ile hayal gücünüzü yanınıza alın. Ardından üzerinde çalışma yapmak istediğiniz bir konuyu belirleyerek, aşağıdaki uygulamaları gerçekleştirin.
1. Ana konu merkeze yerleştirinBelirlemiş olduğunuz konu başlığını, kağıdınızın merkezine KALIN BÜYÜK HARFLER ile yazın. Yanına o konuyu çağrıştıracak bir resim ya da simge çizin. Hayal gücünüzü kullanın!
2. Temel başlıkları, merkez etrafındaki kollara büyük harflerle yazarak yerleştirinAna konuyu destekleyecek temel alt başlıkları, merkezden çıkan kalın dallara yazın. Gerekli gördüğünüz başlıkların yanına, o başlığı en güzel şekilde ifade edecek sembolü, resmi, şekli vb. çizin. Ancak, dalları çizerken, merkezde bulunan ana konu başlığı etrafında, eşit açılarda olmasına özen gösterin. Bunun daha sonraki aşamalarda işinize çok yarayacağını söyleyebilirim. Yine dalların çiziminde farklı renkleri kullanmaya dikkat edin.
3. Daha sonra kolları alt başlıklar kullanarak detaylandırın. Temel Başlıklar, ince dallar yardımıyla detaylandırılır. İnce dallara, temel başlıkları destekleyici alt başlıklar yazılır. Sembol yada şekillerle görselleştirilir. Sembollerle destekleme yaklaşımı, sağ beyin için önem taşımaktadır. Ben, değişimi tanımlarken peynir, müşterileri tanımlarken papatya resmi kullanıyorum. Zihin haritanızı hazırlarken siz de, en çok kullanacağınızı düşündüğünüz (kendinize özgü) her anahtar kelime için bir sembol (şekil, resim vb.) belirleyebilirsiniz.
4. Haritanızın tümünü inceleyerek alt başlıkları birbirleriyle ilişkilendirin. Çalışma yaptığınız kağıt üzerindeki tüm temel ve alt başlıkları gözden geçirin. Birbirleriyle ilişkili olanları tespit ederek, farklı renkte bir kalemle ilişkilendirin. Beyninizin, sizden bağımsız yaptığı iş de, bundan farklı değildir. Bu yöntemi kullanarak, beyninize yol gösterebilirsiniz. Bu bağlantılar, yeni bilgilerin anlaşılmasında yada planların yapılandırılmasında önemli görevler üstlenirler.
Bize Ne Yararı Olacak?
Bu bölüm, şu ana kadar yazmış olduğum bilgilerin yararlılığını halen sorgulayan şüpheciler için hazırlanmıştır!
Zihin haritası yöntemi ile;
1. Not tutarken, planlama yaparken ya da bir kitaptan önemli yerleri not ederken, sıradan insanlar gibi sayfalarca kağıda ihtiyacınız olmayacak. Çünkü tüm bunları tek bir sayfa üzerinde gerçekleştirebileceksiniz.
2. Konuları, kendinize özgü anahtar kelimeler, simgeler ve resimlerle ifade edeceğiniz için beyninizin sağ ve sol bölümünü birlikte kullanıyor olacaksınız.
3. Tuttuğunuz notları, yıllar sonra da hatırlıyor olacaksınız, hem de bütün halinde. (Sıradan not tutma yönteminde, bütünlük sağlanamaz ve hatırlama oranı üzerinden zaman geçtikçe azalır)
4. Hedeflerinizi belirlerken, konular arasında daha önce hiç fark etmediğiniz ilişkileri göreceksiniz.
5. Zamandan kazanacaksınız.
6. Bu yöntemi kullanmanın verdiği özgüveni hissedeceksiniz. Bu yöntemle çalışmaya başladığınızda, zihninizin nasıl yapılandığını daha iyi görecek ve yeni bilgileri beyninizin sağ bölümünü de kullanarak kaydetmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.
7. Arkadaşlarınız arasında havanız olacak.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Ölçme ve Değerlendirme Yöntem ve Teknikleri Seminer Çalışması

23/6/2009 · Kategori: ogretmen_dokuman

Ölçme Değerlendirme Nedir?                                                 

Ø     Ölçme ve değerlendirme, öğretme ve öğrenmenin etkililiğini belirlemek amacı ile yapılan, eğitimle ilgili verilerin toplanmasını ve yorumlanmasını içeren çok adımlı, sistematik bir süreçtir.

Ø     En genel anlamı ile ölçme, bir nesneye ilişkin gözlemlerin sayı ve sembollerle ifade edilmesi, değerlendirmede ölçme sonuçlarını bir ölçüte vurarak, ölçülen nitelik hakkında bir değer yargısına varma süreci olarak tanımlanabilir.

Ölçme ve Değerlendirmenin Amaçları

Ø     Öğrencilerin mevcut bilgi ve becerilerini teşhis etmek (diagnostik amaç) :

Ø     Öğretim programının yapılandırılmasına yardımcı olmak amacı ile öğrencilerin programda belirtilen kazanımlara ulaşması aşamasındaki sürecin takip edilmesi ve denetlenmesi (formatif amaç) :

Ø     Öğretim sonuncunda öğrencinin ulaştığı en son düzeyi belirlemek amacı ile veri sağlama (summatif amaç) :

Geleneksel Ölçme ve Değerlendirme Teknikleri

Ø     Çoktan seçmeli testler

Ø     Doğru yanlış soruları

Ø     Eşleştirme soruları

Ø     Tamamlama (Boşluk doldurma) soruları

Ø     Kısa cevaplı yazılı yoklamalar

Ø     Uzun cevaplı yazılı yoklamalar

Ø     Soru-cevap

Alternatif Ölçme ve Değerlendirme Teknikleri

Ø     Performans değerlendirme

Ø     Ürün seçki dosyası (Portfolyo)

Ø     Kavram haritaları

Ø     Yapılandırılmış grid

Ø     Tanılayıcı dallanmış ağaç

Ø     Kelime ilişkilendirme

Ø     Proje

Ø     Drama

Ø     Görüşme

Ø     Yazılı raporlar

Ø     Gösteri

Ø     Poster

Ø     Grup ve/veya akran değerlendirmesi

Ø     Kendi kendini değerlendirme

Çoktan Seçmeli Testlerin Avantajları

Ø     Hazırlık süresinin uzun olmasına karşın test sonuçlarını puanlamanın çok çabuk yapılabilmesi,

Ø     Geniş bir alanı tarayabildiği için konu bilgisi yoklama içeriğinin geniş olması,

Ø     Cevapların öğrenci tarafından kaydedilmesinin zaman almaması ,

Ø     Yanlılık faktörünü minimuma indirgemesi olarak sıralanabilir.

Çoktan Seçmeli Testlerin Dezavantajları

Ø     Kısmi bilgiyi değerlendirme imkanın olmaması,

Ø     Tahmin yüzdesinin yüksek olması, (4 seçenekli bir soruda bu oran minimum % 25’ dir.)

Ø     Dil ve terminolojinin önemli bir etki yapması,

Ø     Düşünme stilinin etkili olabilmesi,

Ø     Soruda seçeneklerin yerlerinin önemli olabilmesi,

Ø     Cevabın nedenini bilmenin mümkün olmaması olarak sıralanabilir.

Alternatif Ölçme ve Değerlendirme

Ø     Tek bir doğru cevabı olan çoktan seçmeli testlerin de içinde bulunduğu geleneksel değerlendirme dairesinin dışında kalan tüm değerlendirmeleri kapsar.

Ø     Otantik (gerçek hayatla ilişkili) ve öğrenci merkezlidir.

Ø     Ürün kadar sürecin de değerlendirilmesi dikkate alınır.

Ø     Kısmi bilginin değerlendirilmesi sağlanır.

Yapılandırılmış Grid (Örnek etkinlik)

1- Örümcek

2- Balina

3- Kelebek

4- Yengeç

5- Sazan

6- Yılan

7- Kartal

8- Solucan

9- Kurbağa

Soru 1: Yukarıdaki kutucuklardan hangisi omurgalı hayvanlar grubuna        dahil olan canlıları içerir?

                   a) Uygun kutucukları seçiniz. (Cevap: 2, 5, 6, 7, 9)

                   b) Seçtiğiniz hayvanları balık – sürüngen – kurbağa – kuş –          memeli doğrultusunda sıralayınız. (Cevap: 5, 6, 9, 7, 2)

Soru 2: ..........

Soru 3: ..........

Yapılandırılmış Grid Analiz Yöntemi (a)

Ø     Her sorunun cevabı için uygun kutucukların seçilmesi

Ø     Bu formüle göre öğrencilerin puanları –1, 0 ve +1 arasında değişir. Bu puanı on üzerinden değerlendirmek için önce negatifliği ortadan kaldırmak amacı ile 1 ile toplanır ve elde edilen sayı 5 ile çarpılır.

C1 = Seçilen doğru kutucuk sayısı

C2 = Toplam doğru kutucuk sayısı

C3 = Seçilen yanlış kutucuk sayısı

C4 = Toplam yanlış kutucuk sayısı

 ( C1/C2) – C3/C4

Yapılandırılmış Grid Analiz Yöntemi (b)

Değerlendirmede ikinci aşama (mantıksal veya işlevsel sıraya koyma). Sorunun (b) şıkkının cevabı 5, 6, 9, 7 ve 2 idi.

       5 numara 6’ dan önce mi? Cevap evet ise, art arda mı geliyor?

       6 numara 9’ dan önce mi? Cevap evet ise, art arda mı geliyor?

       9 numara 7’ den önce mi? Cevap evet ise, art arda mı geliyor?

       7 numara 2’ den önce mi? Cevap evet ise, art arda mı geliyor?

Varsayalım ki öğrencinin cevabı 5, 9, 6, 7, 1 şeklinde.

Her evet cevabı 1 puan, her hayır cevabı 0 puan ile değerlendirildiği için, bu öğrenci 8 üzerinden 2 puan almıştır.

Kelime İlişkilendirme

         Bu teknikte belli bir süre içerisinde, (çoğunlukla 30 saniye) bir anahtar kavramın akla getirdiği diğer kavramlar cevap olarak verilir. Hafızadan herhangi bir anahtar kavrama verilen sıralı cevabı bilişsel yapıdaki kavramlar arasında bağlantıları ortaya koyduğu ve anlamsal yakınlık gösterdiği farz edilir. Anlamsal yakınlık etkisine göre anlamsal bellekte iki kavram birbirine mesafe açısından ne kadar yakın ise o kadar sıkı ilişkidedir ve hatırlama esnasında da zihinsel araştırma daha çabuk olacağından her iki kavramla ilgili cevap daha hızlı olacaktır.

Kelime İlişkilendirme: Değerlendirme

Ø     Öğrencilerin her anahtar kelimeye verdikleri cevap kelimelerin sayısı ve niteliği,

Ø     Anahtar kelimelere verilen cevap kelimeleri arasındaki örtüşme ve yakınlık  (İlişki katsayısı),

Ø     Zihin haritası (Tanılama amaçlı).

Portfolyo (Kişisel Gelişim Dosyası)

En genel anlamı ile portfolyo öğrencilerin dönem veya yıl boyunca yaptıkları çalışmaların belli standartlara  göre organize edilmiş bir koleksiyonudur veya öğrencinin bir veya birden fazla konu alanında yaptığı çalışmalarının sistematik, amaçlı ve anlamlı koleksiyonu olarak tanımlanmaktadır

         Üç ana bölümden oluşur :

         Özgeçmiş : Bu kısım öğrencinin ortaya koyduğu çalışmaların hangi aşamalardan geçtiğini yansıtır.

         Ürünler : Bu bölüm portfolyo içinde öğrenci tarafından konulan tüm çalışmaları kapsar.

         Yansıtma : Bu bölümde öğrenci yaptığı çalışmaların bir ölçüde muhakemesini yapmak amacı ile kendisi ile ilgili görüşlerini yansıtır.

Portfolyo Türleri

Sergileme : Bu tip portfolyo öğrencinin kendisini en iyi yansıttığına inandığı, temsili değeri olan çalışmaları kapsar. Henüz tamamlanmamış çalışmaları kapsamaz. Değerlendirme ve not vermek için uygun bir seçenek değildir. Bu tip portfolyolar ürün odaklı portfolyo şeklinde de düşünülebilir.

Çalışma : Öğretmen ve öğrenciye süreci beraber ölçme ve değerlendirme fırsatı sunar. İkisi birlikte öğrenme anlamında büyüme ve gelişmeyi gösteren örnekleri seçer. Bu açıdan sadece biten değil devam eden çalışma örneklerini de kapsayabilir. Esasında bu tip portfolyolar süreç odaklı portfolyo olarak da düşünülebilir.

Değerlendirme : Bu tipte tüm maddeler puanlanır, sıralanır ve değerlendirilir. Öğretmen her öğrencinin kişisel portfolyosunu bir değerlendirme amaçlı olarak saklar.

Proje

Ø     Öğrenci merkezli bir öğrenme yöntemi olan proje, bireysel ve grup etkinlikleri için uygundur. Bilimsel süreç ve bilimsel düşünme becerilerinin, yaratıcılığın, iletişimin, eleştirel düşünmenin, ilgi ve motivasyonun geliştirilmesi açısından son derece önemlidir.

Ø     Bütün araştırma projelerinde bir takım temel ortak noktalar vardır:

ü     Bir konunun seçilerek problemin tanımlanması,

ü     Bu problemi cevaplayabilmek için kullanılan yöntem,

ü     Yöntem sonucunda elde edilen bulgular,

ü     Bulguların yorumlanmasını içeren son bölüm.

Projeyi Oluşturan Öğeler

1- Konunun seçilmesi:

2- Amacın belirlenmesi:

3- Bilgi toplama:

4- Deney yapma:

5- Bulgular ve tartışma:

6- Yazım: Yazılı metinde şu sıra takip edilebilir:

         i)    Proje ile ilgili bir özet (en üstte öğrenci ile ilgili bilgiler (isim,          adres vb) hemen altında amaç, metot, ve sonuç),

         ii)   Proje başlığı,

         iii)  Projenin içindekiler,

         iv)   Projenin amacı,

         v)    Bilgi toplama aşamasında elde edilen veriler,

         vi)   Materyal ve metot,

         vii)  Bulgular ve tartışma,

         viii) Sonuç ve öneriler,

         ix)   Kaynakça .

Performans Değerlendirme

Ø     Öğrencilerin bilgi ve becerilerini sergileyen, bir ürün oluşturmasını gerektiren bir alternatif değerlendirme biçimidir.

Ø     Deney yapma, uzun bir kompozisyon yazısı ve matematik işlemler yapma gibi farklı şekillerde olabilir.

Ø     Bireysel çalışmalarla  olduğu kadar grup çalışmalarıyla da gerçekleştirilebilir.

Ø     Ürün kadar sürecin de değerlendirilmesine odaklanır.

Ø     Gerçek hayatla ilişkili (otantik) etkinliklerin yapılmasına fırsat tanır.

Ø     Performansın değerlendirilmesinde dereceleme ölçekleri kullanılır .

Dereceleme Ölçekleri (Rubrik)

Ø     Performansın değişen boyutlarını dikkate alarak puanlamak amacıyla kullanılan puanlama yönergeleridir.

Ø     Bütüncül (holistik) ve analitik (tahlili) olmak üzere iki biçimi vardır.

Ø     Bütüncül rubrikler öğretmenin genel süreci veya ürünü bir bütün olarak parçalarını dikkate almadan puanlamasını içerir. Örneğin, bütüncül rubriklerde bir öğrencinin cevabındaki genel yeterlilik veya kalite çok iyi, yeterli, kısmen yeterli ve yetersiz olmak üzere  dört genel kategoride değerlendirilebilir. 

Grup Değerlendirmesi

Öğrencilerin oluşturduğu küçük grupların iş birliği içerisinde, ortak öğrenme amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmek amacı ile çalışma esnasında ortaya koydukları performans ve çalışma sonundaki ürünü değerlendirmek amacı ile yapılan değerlendirmelerdir.

Grup Değerlendirmesi ile İlgili Açık Uçlu Sorular

Ø     Grup çalışmasındaki konunuz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ø     Bugün grubunuzda neler oldu? Bu konuda neler hissediyorsunuz?

Ø     Grup çalışmanızda iyi olan neydi? Daha iyi ne yapılabilirdi?

Ø     Öğrendikleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

2008 - 2009 Eğitim-Öğretim yılı Yaz Dönemi Mesleki Seminer Çalışmaları- Kavram Haritası Tekniği Seminer Çalışması

23/6/2009 · Kategori: ogretmen_dokuman

Ausubel’in öğrenme üzerine önceki bilgilerin etkisini vurgulayan anlamlı öğrenme teorisine dayanarak 1984 yılında Joseph. D. Novak ve D. Bob Gowin’in Cornell Üniversitesi öğrencileriyle beraber yürüttükleri bir arastırma projesi sonucunda gelistirilen kavram haritaları, insanların bilgiyi nasıl edindiklerini ve nasıl anlamlandırdıklarını gösteren bir öğrenme ve öğretme stratejisidir.Kisinin sahip olduğu kavramlar ve önermeler ile yeni bilgileri iliskilendirerek bilgiyi olusturması olarak tanımlanan anlamlı öğrenmenin gerçeklesebilmesi için kavramlar arası iliksilerin kurulabilmesi gerekmektedir. Kavram haritası, kavramlar arası iliksileri kurmada öğrencilere yardım etmek için tasarımlanan sematik bir gösterimdir. Diğer taraftan, iyi bir anlamayı inceleme tekniği iyi bir öğretim tekniği olduğu için kavram haritaları bilgileri organize etmede, öğrencilerin yanlıs kavramalarını tespit etmede ve öğrencilerle kavramların anlamlarını tartısırken kullanılabilecek iyi bir öğretim tekniğidir..
Kavram haritaları öğrenenin sahip olduğu kavram ve önermeleri iliskilendirmesini ve dolayısıyla anlamlı öğrenmeyi sağlar.
Novak tarafından ileri sürülen,öğrenilecek kavramların ve kavramlar arası ilişkilerin görselleştirildiği bir şemadır.Kavram haritaları tek bir kavramın aynı kategorideki diğer kavramlarla ilişkisini belirten somut grafiklerdir.Kavram haritaları,kavramların kendileri ile aynı kategorideki diğer kavramlarla bağlantısını gösteren bireysel öğrenme araçlarıdır.Bu haritalar,Yeni öğrenilecek bilgiyi daha açık hale getirmekte,önceki bilgiler ile yeni bilgiler arasında anlamlı bağlantılar kurulmasına yardımcı olmaktadır.Anlamlı öğrenmeyi temele alan bu haritalar,bilişsel alan öğrenmelerinde ezberleme yerine,öğrenmenin daha kalıcı ve uzun süreli olmasını sağlamaktadır.
Kavram haritalarının bilgiyi görselleştirme,ilişkilendirme,somutlaştırma,snıflandırma gibi işlevleri vardır.Ancak en önemli işlevi bilgiyi anlamlı hale getirmektir.Ayrıca,kavram haritaları öğrenmelerin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan alternatif bir ölçme aracı olarak da zaman zaman kullanılmaktadır.Kavramlar arası ilişkileri öğretmek isteyen bir öğretmen,kavramlara örnek olan ve olmayan durum ve nesneleri bulmak durumundadır.Kavram haritaları,bir kavramın alt kavramlar ve kavramlar arasındaki ilişkileri hiyerarşik bir şekilde görmeye yardım eden bir şemadır.Bilginin zihinde somut ve görsel olarak düzenlenmesini sağlar.Belleğin en önemli özelliklerinden bir organizyon olduğuna göre,bu durumdan öğretilenlerin yararlanması,öğrenme-öğretme sürecini kolaylaştıracak hedeflere etkin bir şekilde ulaşılmasını sağlayacaktır.
En Yaygın Kavram Haritası Türleri
# Örümcek Harita:Temel bir kavramı tanımlamak için kullanılmaktadır.Merkezdeki temel kavram nedir? v.b sorulara cevap arar.
#Balık Kılçığı Haritası:Karmaşık bir olayın nedenlerini ve sonuçlarını ortaya koymak için kullanılır.Kılçığın üst tarafında olaylar,alt tarafında da olayların nedenleri gösterilir.Bu şekilde,olayların nedenleri ve sonuçlarının arasındaki ilişkiler daha anlamlı hale getirilmiş olur.
#Sınıflama Haritası:Öğrenilen bilgileri sistematik olarak sınıflamayı amaçlar.Bu sınıflama genelden özele doğru aşamalı bir dağılım gösterir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »