Canlıların Hayat döngüsü
03 12 2007

Canlıların Hayat döngüsü

Kainatın sırlarını arayan 6 deney

İnsan, dünyadaki en baskın canlı türüdür. Kendilerini biyolojik, sosyal ve ruhsal yönleri ile tanımlarlar. İnsanın bilimsel ismi Homo sapienstir, Latince "akıllı adam" anlamına gelir. Homo sapiens'in ilk kez nasıl ortaya çıktığı bugün için hâlâ kesinlik kazanmamıştır. Bugün yaşayan insanlar üzerinde yapılan bazı genetik araştırmalar bu türün yaklaşık 130,000 yıl önce Afrika kıtasında ortaya çıktığını ve oradan dünyaya yayıldığını göstermiştir. Bu türün Neandertaller ile aynı zamanda yaşadığı ve bu iki türün birbirleriyle karşılaştığına dair arkeolojik kanıtlar da mevcuttur. Kimi görüşler de, bu iki türün birbirinin farklı olduğunu fark etmeden birlikte üremiş olabileceğini, dolayısıyla da günümüz insanının kökeninde Neandertaller'in de olduğunu iddia etmektedir.

İnsan, alet kullanabilmesini sağlayan, kolların serbest olduğu dik bir vücuda sahiptir. Beyni soyut düşünme, anlam verme, konuşma ve kendini gözleyebilme yeteneklerine sahiptir. Alet kullanabilmesi ve zihninin özellikleriyle insan diğer canlılardan ayrılır. İnsan doğaya uyum sağlamak zorunda olmayan tek canlıdır. Doğayı anlayabilir, denetimi altına alabilir ve kendi amaçları doğrultusunda doğanın güçlerini kullanabilir.

İnsan; maymun, şempanze, goril ve orangutan ile birlikte, Hominioidea üstfamilyasında bulunan çift ayaklı primattır. Evrim teorisine göre bu canlılar ile ortak bir atadan evrilmiştir.

İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır. Bu yapılar duruma göre aynı amaca yönelik birlik veya rakip olabilirler. Aile en temel sosyal yapı sayılabilir. Güvenlik ve adalet için devletler kurmuşlardır. Aynı dili konuşanlar milletleri oluşturmuşlardır.

İnsanlar, dünyayı anlamak ve denetlemek için bilim ve teknolojiyi geliştirdiler. İnançlar, efsaneler, gelenekler, değerler ve toplumsal kurallar insanın hayatında önemli bir etken olan kültürü oluştururlar.

İnsan zihninin temel özelliği bilinçtir. Bilinç ile birlikte, kendini gözleyebilme, zamanı algılayabilme ve özgür irade insanda bulunan özel niteliklerdir. Psikoloji bilimsel bakış açısı ile insan zihnini incelerken, dinler değer yargıları ile insanı inceler. Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.
Biyoloji

İnsan çok hücreli ve ökaryot bir canlıdır. Ama hücrelerindeki prosesler, tek hücreli bir prokaryot canlının hücresindeki proseslerle nerdeyse aynıdır. Hücreler arası organizasyon ile hücreler dokuları, dokular organları ve organlar sistemleri oluşturmuşlardır. İnsan vücudundaki temel sistemler:

* Bağışıklık Sistemi
* Boşaltım Sistemi
* Dolaşım Sistemi
* Endokrin Sistemi
* Hareket Sistemi
* Sindirim Sistemi
* Üreme Sistemi

Anatomi ve Fizyoloji

İnsanların vücud yapıları çok çeşitlidir. Bu çeşitliliğin sebebleri genetik ve çevresel etkenlerdir. Vücudun büyüklüğü büyük ölçüde genlerle belirlense de, beslenme ve hareketlilik de büyük etkendir. Genellikle erkek vücudu, kadın vücudundan daha iridir.

İnsanın saç ve deri rengi, melanin pigmentinin varlığı ile belirlenir. İnsan derisinin rengi koyu kahverengiden açık pembeye kadar değişir. Saç rengi ise sarı, kahverengi veya siyah olabilir. Derinin güneş ışığı altında bronzlaşması, evrim sonucu vücudun kendini ultraviyole ışınlarına karşı koruma tepkisidir. Bu nedenle dünyada yoğun ışık alan bölgelerde koyu renk derili insanlar, az ışık alan bölgelerde açık deri renkli insanlar uyum sağlamış ve buralara yerleşmişlerdir.

İnsanlar da, fotosentez yapamayan diğer canlılar gibi enerjisini dışarıdan besin olarak almak zorundadır. Vücutta özellikle yapı maddesi olarak protein, özellikle enerji için karbonhidrat ve yağ, düzenleyici olarak da vitamin düzenli olarak alınmalıdır. Boşaltım, dolaşım ve sindirim gibi sistemlerin işlevi içinde su gereklidir. Bunlar yeterli alınmadığı zaman insan ölebilir. Dünyada bazı bölgeler açlık sorunu yaşarken, bazı bölgeler obezite sorunu ile uğraşmaktadır.

Uyku da insan için zorunlu bir ihtiyaçtır. Bir insanın ihtiyacı olan uyku zamanı, yaklaşık olarak günde 7-9 saattir. Bu süre çocuklarda ve yaşlılarda değişebilir.

Genetik, Evrim ve Akıllı Tasarım

İnsan, ökaryotik bir canlı türüdür. Her hücre, iki parça halinde 23 kromozom bulundurur. Bunların 22 çifti otozom, 1 çifti cinsiyet kromozomlarıdır. Diğer memeliler gibi insanlar da XY kromozom sistemi vardır. Kadınlarda XX, erkeklerde XY cinsiyet kromozom çiftleri bulunur.

İnsanın evrimi oldukça tartışmalı bir konudur. Sadece bilimsel alanda tartışılmakla kalmayıp, siyasal ve inançsal olarak da tartışılmaktadır. Evrim teorisine göre insan 60 milyon yıl önce ortaya çıkan primattan evrilmiştir. Dünyada sadece tek türü kalan Homo cinsinin diğer türleri günümüzde tükenmiştir ve sadece Homo sapiens kalabilmiştir. Diğer bir Homo türü Neandertallerin pek çok fosili bulunmuştur.

Akıllı tasarım teorisi ise insanın bir zeka ürünü olduğunu söyler. Dinlerin insanın yaratılışı ile ilgili söylevlerine de uyumlu olduğu için özellikle dindar kesimlerde büyük kabul görmüştür.

Hayat Döngüsü

Diğer memeliler gibi insan da, dişi yumurtanın, erkek spermler tarafından döllenmesi sonucu oluşan kök hücre ile oluşur. Kök hücre bölünerek çoğalmaya başlar ve embriyoyu oluşturur. Embriyo oluşumundan sonra, hücreler özelleşmeye başlar ve sistemleri oluşturur. 9 ay 10 gün sonra anne karnında gelişen cenin, bu sürenin sonunda hayata başlar. İnsan doğumu, diğer canlılara göre oldukça zordur, bebeğin veya annenin ölümü ile sonuçlanabilir. Günümüzde teknolojik gelişmeler ve yeni tıp yöntemleri ile ölüm oranı oldukça azalmıştır. Ama pek çok gelişmekte olan ülkede doğum anında ölüm oranı hala çok yüksektir.

İnsan ömrünü, birkaç döneme ayırabiliriz. Bu dönemler bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılıktır. İnsan ömrü, genlerle belirlendiği gibi çevresel koşullarda büyük etkendir. Dünyada gelişmiş ülkelerde ortalama insan ömrü 90 yıl civarında iken, bazı geri kalmış ülkelerde 50'ye kadar düşmüş durumdadır.

Zeka

İnsanlar, diğer hayvanlara göre daha zeki kabul edilir. Bazı hayvan türleri basit aletleri kullanabilse ve yapılar inşa edebilse de, insan teknolojisi çok karmaşıktır ve sürekli gelişmektedir. İlk insanların oluşturduğu yapılar bile bugünkü hayvanlarınkinden oldukça gelişmiştir.

Akıl

İnsan aklının temeli bilinçtir. Bu bilinç insanın kendisi ve çevresi ile ilişkisini düzenlemesini sağlar.

İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özellik olarak bilinci kabul edebiliriz. İnsan ayrıca özgür iradeye ve zaman bilincine de sahiptir.

Kültür
edit İnsan sosyallik istatistikleri
Dünya Nüfusu 6,500,000,000 (Şubat 2006)
Nüfus yoğunluğu km² başına 12.7 (yeryüzünde)
km² başına 43.6; (karalarda)
En büyük yerleşimler Tokyo, New York, Mexico City, Seul, Sao Paulo, İstanbul
En çok konuşulan diller (2000 tahmini.) Mandarin Çince 14.37 %
Hintçe 6.02 %
İngilizce 5.61 %
İspanyolca 5.59 %
Arapça 4.59 %
En büyük dinler
(2002 tahmini) Hristiyanlık 32.71 %
İslam 19.67 %
(Dini olmayan 14.84 %)
Hinduizm 13.28 %
Budizm 5.84 %
style="text-align: left;" |ABD doları, Avro, Japon Yeni, İngiliz Sterlini

Bir grubun, cemaatin (topluluğun), toplumun oluşturduğu ayırt edici değerleri, normları ve maddi mallarıdır. Kültür, insanın toplumsal birliğinin en ayırıcı özelliklerinden birisidir. Kültür birikimli ilerlemekle birlikte, çok yavaş bir değişim geçirir. Gelenek, örf ve adetler her an görebileceğimiz yapılardır. İnsan davranış kodlarını veya davranış örüntülerini oluşturur.

Hayvanlar; (Latince; animadan türeyen animalia (çoğulu); yaşayan ya da ruh anlamında); biyolojik sınıflandırmada ****zoa ya da Hayvanlar alemi olarak bilinen büyük canlılar grubudur. Genellikle çevrelerine uyum sağlayan ve diğer canlılarla beslenen çokhücreliler alemidir. Vücutları, embriyonun bazı ****morfozlar geçirmesiyle gelişir. Ökaryotik çok hücreli organizmalardır. Besinlerini genel olarak sindirerek alırlar. Hayvanların birçoğu hareketlidir ve bitkilerde tipik olan kalın hücre duvarları genellikle yoktur. Embriyonik gelişim esnasında büyük ölçülerde hücresel göçler ve doku organizasyonları görülür. Üremeleri primer (birincil) olarak seksüeldir; diploit kromozom taşıyan dişi ve erkekler mayozla haploit kromozomlu gametleri, bunlarda birleşerek diploid zigotu oluşturur. 1.5 milyondan fazla yaşayan türü tanımlanmıştır, fakat gerçek miktarın bazılarına göre 20 milyon, bazılarına göre de 50 milyondan fazla olduğu sanılmaktadır.


Tarihçe

İnsanoğlunun isim kullanmaya başlaması sistematiğin başlangıç noktası olarak kabul edilir. MÖ 383-322 yıllarında Aristo "hayvanlar yaşam şekillerine, hareketlerine, vücut yapılarına, alışkanlıklarına göre sınıflandırılabilir" diyerek bu bilimin temelini oluşturur. Bu düşünce 2000 yıl sürmüştür. 1627-1705 yıllarında John Ray sınıflandırmada doğal sistemi ileri sürmüştür. Linne yazdığı Systema Natura adlı kitabıyla zoolojik nomenklatürün başlangıcını oluşturmuştur. Linne'nin çalışmaları birçok sistematikçiyi etkilemiş, hatta bir sonraki yüzyıla da damgasını vurmuştur. Bu nedenle Linne taksonominin babası olarak kabul edilmiştir. 100 yıl sonra Charles Darwin evrim teorisi ile tüm çalışmaları etkilemiştir. 1866'da Haeckel'in filogenetik ağaç sistemi sistematikçilere yararlı oluştur. Bu dönem taksonominin en önemli periyodu olmuştur. Hergün yeni cinsler, takımlar ortaya çıkmıştır. Daha sonraki yıllarda sadece türler düzeyinde alışmalar yapılmıştır. Mendel kanunlarının bulunmasıyla önce genetiğin, sonra populasyon genetiğinin gelişimi gerçekleşmiş, günümüzde sistematik çalışmalarda moleküler düzeye inilmiştir. Günümüzde tanımlanmış ve sınıflandırılmış 1.350.000 tür olduğu bilinmektedir. Bunların 1.300.000'ini omurgasızlar oluşturmaktadır. Geri kalan fosillerle birlikte 65.000 tür Chordata şubesinde incelenmektedir. Günümüzde yaşayan yaklaşık 43.000 kordalı bulunmaktadır. Bunun 42.000'i Vertebrata'ya, 1000 kadarı da ilkel kordalılara aittir.


Akrabalıklara göre yapılan genetik çalışmalar sonucu Bilateria dört büyük ana gruba ayrılır:

1. Deuterostomes
2. Ecdysozoa
3. Platyzoa
4. Lophotrochozoa

787
0
0
Yorum Yaz