KELEBEĞİN HAYAT DÖNGÜSÜ
02 11 2008

KELEBEĞİN HAYAT DÖNGÜSÜ


 
 Tırtıldan kelebeğe başkalaşım
Bir kelebeğin (ve aynı şekilde bir güvenin) yaşam döngüsü, birbirinden çok farklı görünen formların, bir kelebeği oluşturması ile sonuçlanan, bir seri olağanüstü dönüşümüdür. Doğada çok çeşitli olağanüstü ve büyüleyici oluşumlar vardır. Bir yumurtanın bir kelebeğe başkalaşımı da bu harikalardan biridir.
Hikaye iki kelebeğin çiftleşmesi ile başlar. Bu süreç, dişinin yumurtalarının döllenmesini sağlar. Doğadaki diğer bir çok türde olduğu gibi, gerçek çiftleşmenin öncesinde bir kur yapma evresi vardır. Bazı kelebekler helezon çizerek uçar, bazen dişi kanatları ile belli bir konumda yatar. Herhangi bir kur yapma hareketi (insanlarda olduğu gibi) olası eşin uygunluğunu keşfetmek amacı ile yapılır. Bu sürecin bir parçası, dişinin önceden döllenip döllenmediğini anlamaya yöneliktir. Dişi uygun olmadığını göstermek amacıyla bir feromon (kimyasal bir madde) salgılar yada alışılagelmiş çiftleşme hareketlerini tekrarlamaz. Dişi ve erkek uygun olduklarını anladıklarında çiftleşme başlar. Kelebekler bir süre için eşleşmiş konumlarını korurlar. Bazen kısa bir süre bazen de daha uzun bir süre için bir arada kalırlar. Çiftleşme sırasında ikilinin beraber uçması alışılmadık bir durum değildir. Çiftleşme gerçekleştiğinde, dişinin yumurtalarının döllenmesi ile sonuçlanan bir süreç gerçekleşir. Ardından, dişi yumurta bırakmaya hazır hale gelir.
Yumurta veya Ovum
Yapısı: Kelebek yumurtalarının şekli dikkati çekecek şekilde değişkendir. Örneğin Çatal-kuyruk kelebeğinin yumurtaları pürüzsüz ve küreseldir. Yakın akraba türlerin yumurtalarının şekli arasında belli bir fiziksel tutarlılık vardır.
Yumurta, içinde dişinin döllenmiş ovum’unun bulunduğu bir dış bir katmandan, koryon (amniyon zarı), oluşur. Bu katmanda, mikropil olarak adlandırılan, bazı yumurtaların üstünde küçük bir çukur şeklinde göze görünen, küçük bir delik bulunur. Bu delik spermin yumurtayı döllemesine olanak sağlar ve olasılıkla, gelişen embriyonun nefes almasını sağlar.
Kelebek kimyasal bir süreçle, ayakları aracılığıyla, bitkilerin “tadına” bakar ve yavrularının beslenebileceği bitki türünü yada yakın tür grubunu tanır. Bazı kelebekler larvaları için sadece bir tür seçerken (monofagus), bazıları benzer türleri (oligofagus), başkaları ise farklı cinsten bitkileri (polifagus) kullanır. Bir kere uygun bitki bulunduktan sonra, yumurtlama işlemi başlar.
Bazen yumurtalar tek tek bırakılır, bazen de yığın halinde bırakılırlar. Örneğin, Isırgan kelebeği (Araschnia levana) dikey kolonlar halinde yumurtlar. Tüm bu taktiklerin, hayatta kalma açısından, önemi vardır. Bazen bir parazit büyük bir gurup içerisinde bir yada iki yumurtayı gözden kaçırabilir yada birbirinden çok uzaktaki bir iki yumurtayı fark etmeyebilir. Genellikle, yumurtalar besin-bitkisinin üzerine bırakılır. Ancak, bazı türler yumurtalarını bitkiye yakın yere bırakırlar. Örneğin, Cengaver kelebeği (Argynnis paphia) yumurtalarını kendi besin bitkisi olan hercai menekşenin yakınına, bir ağaç kütüğünün üzerine bırakır. Kelebek yumurtaları çeşitli yaban arıları saldırısına uğradıkları için onları korumak üzere her türlü önlemin alınması gereklidir.
Yumurtaların kırılması için, belli bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Hatta, bazı kelebek türleri tüm kış boyunca yumurta halinde kalır ve ancak havalar ısındıktan sonra yumurta kırılır. Tahminen, küçük olduklarında yenilme olasılıkları düşük ve gözden kaçma olasılıkları da büyüktür. Genellikle, yumurtanın kırılması için yaklaşık 10 günlük bir süre gerekir. Küçük tırtılın yumurtadan çıkabilmesi için kolay bir çıkış yolu vardır.
Aslında, bir çok genç larva yumurtanın kabuğunu yer. Bir kısmı için bu, besin-bitkilerine ulaşıncaya kadar yakıt görevi görür, bazıları için ise kış gelmeden sahip olabilecekleri tek besin kaynağıdır.
Tırtıl veya larva
Tırtıl bir yemek yeme makinesidir. Tırtıl bitki materyalini çiğnemeye yarayan bir ağız yada bir çift çeneyi takip eden sindirime yarayan uzun bir bağırsaktan oluşmaktadır. Üç çift gerçek bacak (tüm böceklerde olduğu gibi) ve beş çift yaprakları ve sapları kavramak için ucunda kancası olan vantuza benzer ön-bacaklar (yalancı-bacak) yardımı ile hareket eder. Larvanın yan taraflarında bulunan dokuz çift küçük delikten, (spiracle-solunum deliği), solunum gerçekleşir. Gelişmiş bir salgı bezinden (spinneret) tırtıl ipek üretir. Tüm larvalar tüylüdür, hatta bazıları setas adı verilen, yırtıcıları tırtıllardan uzak tutmaya yarayan, uzun dikensi kıllarla örtülüdür.
Yumurtadan ilk çıktığında larva yada tırtıl çok küçüktür, sadece birkaç milimetre uzunluğunda. Bu ilk larvalar, instar, hangi türe ait olurlarsa olsunlar birbirlerine benzerler. Bazı türler bu aşamada kışlarsa da, genellikle, tırtıl hemen yiyecek aramaya ve bulduğunda yemeğe başlar.
Böceklerin gövde yapısının doğası nedeniyle böcekler memelilerden farklı büyürler. Tırtıl ne kadar çok deri değiştirirse o kadar fazla genişleyebilir ve büyüyebilir. Bu süreç deri değiştirme (ecdysis) olarak adlandırılır ve her deri değiştirmenin ardından tırtıl yeni bir instara dönüşür. Bir çok Avrupa türü dört kere deri değiştirir, böylece son aşama genellikle beşinci instar olur.
Tırtıllar zamanlarının büyük kısmını beslenerek geçirirler ve büyüdükçe daha fazla miktarda bitki tüketirler. Bazı türler, fark edilmemek için gece karanlığını tercih ederler. Yırtık-pırtık yada Virgül diye adlandırılan Polygonia c-album türünün tırtılları zamanlarının büyük kısmını yaprakların altında geçirirler. Dışkıları küçük topaklar halinde yere saçılmış olarak bulunur.
Lahana kelebeğinin (Pieris brassicae) dışkısı renklidir.
Hatta, Sarı antenli zıpzıp (Thymelicus skipper) gibi bazı kelebek türlerinin, yırtıcıları caydırmak için kullandıkları bir dışkı fırlatma sistemleri vardır. Hanımeli kelebeği (Limenitis camilla) tırtılı yırtıcıları şaşırtmak için üzerini kendi dışkısı ile kaplar.
Tırtıllar çenelerinin altında bulunan organlarından ipek bir iplik üretirler. Bu iplik çeşitli amaçlarla kullanılır. Bu iplik tırtılların bitkinin üzerinde tutunmalarını sağlar ve bazıları yemek molalarında dinlemek amacı ile kullanırlar.
Diğerleri, örneğin Aglais (Aglais urticae) ve Tavuskelebeği (Inachis io), savunma amaçlı, genç tırtılların bir arada yaşadığı ve tam büyüdüklerinde dağılan bir ağ örerler.
Tırtıl tam büyüdüğünde pupalaşmak için uygun bir yer aramaya başlar. Bu evre bazen ön-pupa olarak da adlandırılır. Larva, pupalaşma evresi öncesinde tüm dışkısını boşaltır. Farklı aileler farklı yollarla pupalaşır.
Bir Nymphalid ipek bir yastık örer ve tutunmak anal uzvunu kullanarak baş aşağı asılır.
Bir Pierid, öte yandan, önce bir yastık örer, ardından destek amaçlı bir kuşak örerek başı yukarıda olacak şekilde asılı kalır.
Larva kendini astıktan kısa bir süre sonra pupa evresine dönüşüm başlar. Bu süreci başlatanın sisteme salgılanan bir hormon olduğu düşünülmektedir.
Krisaliz yada Pupa
Krisaliz kelimesinin, Yunancada altın anlamına gelen ve bazı Nymphalid pupalarının rengini işaret eden kelimeden türetildiği düşünülmektedir. Pupa ise kelebeklerin bu evresini tanımlayan bilimsel bir isimdir. Pupada erişkin vücut parçalarının büyük kısmı görülebilir.
Tırtıl bir pupaya dönüştükten sonra, pupayı erişkin bir kelebeğe dönüştüren olağanüstü süreç başlar. Bu, iki hafta gibi kısa bir sürede tamamlanabilir. Ancak, bazı türler bu aşamada kış uykusuna yatar ve baharda havalar ısınmaya başladığında kelebeğe dönüşür. Pupa yırtıcılardan kaçamadığı için çok iyi gizlenir, hatta bazı türler yeraltında kelebeğe dönüşür. Büyük korubeni (Maculinea arion) larva ve pupa dönemini karınca yuvasında geçirir.
Bir pupanın iki farklı görüntüsü. Tırtılın derisinin arta kaldığına dikkat ediniz.
Pupa ipek yastığın üzerinde, tırtılın anal uzuvlarından ziyade, kreman (asıcı) kası ile asılı kalır.
Erişkin kelebek çıkmadan hemen önce pupa derisi saydamlaşır ve içeride kanat örüntüsü belirginleşir.
Virgül Kelebeğinin Pupadan Kelebeğe Dönüşümü
(Aşamalar basitleştirilmiştir)
1. 2.3.
1.Pupa yırtılarak açılır; 2. Erişkin kelebek bu yırtıktan dışarı çıkar; 3. Kelebek kendini kabuktan kurtarır.
4. 5.6.
4.Bu aşamada vücudu sıvı ile doludur; 5. Bu sıvı kanatlara pompalanır. İki zar halinde olan kanatlar etkin bir torba oluşturur; 6. Sonunda, kanatlar düzelir. Kelebek uçmaya hazır olmadan önce kısa bir kuruma dönemi görülür.
Son aşama
Kanatlar sıvı ile pompalandıktan ve kuruduktan kısa bir süre, başkalaşımdan geriye kalan tüm atıklar boşaltılır.
Bu, normalde kırmızımsı renkli bir sıvıdır (meconium) ve bir çok kelebek aynı anda başkalaşım geçirdiğinde bir kan seli görüntüsü oluşur.
Bu süreç tamamlandıktan sonra, döngü tekrar başlar. Bazı türler bu döngüyü yılda birkaç kez tamamlar, bazıları ise sadece bir kez. Bazı Alpin yada kutup türleri iki yılda bir döngüyü tamamlar. Kelebeklerin yıllık döngü sayısı voltinizm olarak adlandırılır. Bivoltin yılda iki kez döngü, polivoltin ise çoklu döngü anlamına gelmektedir.

10064
0
0
Yorum Yaz