lise konu anlatım - aradığınız tüm ödevler bu mekanda!!!Doğru yerdesiniz!!! - Blogcu




ÖDEVİSTAN.........ARADIĞINIZ TÜM ÖDEVLER BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...ÖDEVİSTAN!!!.....

IŞIĞIN YANSIMASI

4/6/2009 · Kategori: lise konu anlatim

Işığın bir düzleme çarptıktan sonra geri dönmesine ışığın yansıması denir. Bir pinpon topunu nasıl duvara fırlattığınızda geri geliyorsa, ışıkta çarptığı düzlemden geri gelir. Yüzeyler, pürüzlülük derecesine göre ışığı iki şekilde yansıtabilirler. Bunlar;düzgün ve dağınık yansımadır.

                        Yansıyan ışınlar bir birine göre paralel ise yansıma düzgün, yansıyan ışınlar bir birine göre paralel değilse yansıma dağınık tır.

http://www.fenokulu.net/isikci9.jpg

                     Düzgün yansıma sağlayan yüzeylere '' ayna '' denir.

                     Böyle bir yüzey düzlem ise '' düzlem ayna '', küresel ise '' küresel ayna '' adını alır.

                     Yansıma Kanunları

                     Işık yüzey ister pürüzlü ister parlak olsun belli kurallara uyarak yansımayı gerçekleştirir. Yapılan deneylerde ışığın yansırken uyduğu kurallar tespit edilmiştir.

http://www.gaxxi.com/fotoritim/fotoritim/gorsel/dosya/1178003492yansima1.jpg

                      Tek bir ışın ışını şekildeki gibi bir yüzeye çarpıp yansıyor. Çizimde;

                      Normal :Gelen ışının yansırken yüzeye çarptığı yerden bu yüzeye çizilen 90 derecelik dikmedir. N ile gösterilir.

                      α1: Gelen ışının normalle yaptığı açıdır. Gelme açısı adını alır.

                      α2: Yansıyan ışının normalle yaptığı açıdır. Yansıma açısı adını alır.

                       Işığın yansımasında iki kural geçerlidir;

                       1. Kural : Gelen ışın,yansıyan ışın ve yüzeyin normali aynı düzlem içindedir.

                        2. Kural : Gelme açısı, yansıma açısına eşittir.

                                                α12                     

                            

                                                        Görüntü ve Görüntü İlkeleri

                                Gözümüze ışık, cisimlerden doğrudan doğruya geldiği gibi, yansıma ve kırılma olayları ile dolaylı yoldan da gelebilir. Gözümüze ışınlar doğrudan doğruya gelirse cismin kendisini; yansıma ve kırılma yoluyla gelirse cismin görüntüsünü görürüz.

                                Demek ki görüntü denilen şey; gözümüze yansıma ya da kırılma yoluyla gelen ışınların kesişim yeridir.

                                Bu bilgiler doğrultusunda görüntü ilkeleri;

                                1- Bir noktanın görüne bilmesi için o noktadan gözümüze en az iki ışının gelmesi gerekir.

                                2- Işınlar gözümüze doğrudan doğruya gelirse noktanın kendisi, yansıma ve kırılma yoluyla yoluyla gelirse cismin görüntüsünü görürüz.

                                3- Bir noktanın görüntüsü, yansıyan ya da kırılan ışınların kesiştiği noktada oluşur.

                               4- Yansıyan ve kırılan ışınların kendileri kesişiyorsa görüntü gerçek, yansıyan ya da kırılan ışınların uzantıları kesişiyorsa görüntü sanal (zahiri-görünen ) dir.

                               5- Tüm gerçek görüntüler cisme göre terstir ve perdeye düşürülebilir. Tüm sanal görüntüler ise daima düzdür ve perde üzerine düşürülemezler.

                    Düzlem Aynada Bir Cismin Görüntüsü

http://www.erdiyar.com/fizik/32duzlemayna_dosyalar/image033.jpg

                              Cismin A ve B noktalarından alınan ikişer ışın ile A ve B noktalarının A', B' görüntüleri oluşturulur. A' ve B' arası kesik çizgilerle birleştirilir.

                               A' B' görüntüsü; cisim boyunda, aynanın arkasında, aynaya cisim kadar uzaklıkta, düz ve görünen (sanal) dır. Sizinde bildiğiniz gibi aynadaki görüntünüzü bir perde üzerine düşüremezsiniz.

                               Kesişen İki Düzlem Ayna Arasındaki Cismin Görüntüsü

                              Bir α açısı ile kesişen iki düzlem ayna arasındaki cismin oluşan görüntü sayısı

                                    

                                  n= (360/α)- 1 formülüyle bulunur.  

                                                              KÜRESEL AYNALAR

                             Yansıtıcı yüzeyi küre parçası olan aynalara küresel ayna denir. Küre kapağının içi parlatılırsa çukur ayna, dışı parlatılırsa tümsek ayna oluşur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

DÜNYA’NIN HAREKETLERİ VE HIZI

22/5/2009 · Kategori: lise konu anlatim

http://www.harunyahya.org/imani/rahman_ve_rahim/res/66.jpg

DÜNYA’NIN HAREKETLERİ

 

 Dünya’nın Kendi Ekseni Etrafında Dönmesi (Günlük Hareket)

 

Dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü, batıdan doğuya doğru 24 saatte tamamlar. Buna 1 gün denir.

 

Dünya, kendi ekseni etrafında atmosfer ile birlikte döndüğü için bu dönüş hissedilmez. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hızı en fazla Ekvator üzerindedir. Bu hız saatte 1670 km.dir.

 

 

Dünya’nın Kendi Ekseni Etrafındaki Dönüşünün Sonuçları:

 

Gece ve gündüz birbirini takip eder.

 

Güneş ışınlarının günlük geliş açıları değişir.

 

Günlük sıcaklık farkları meydana gelir.

 

Bunun sonucunda;

 

– Fiziksel çözülme oluşur.

 

– Günlük basınç farkları oluşur.

 

– Meltem rüzgârları oluşur.

 

Merkez kaç kuvveti meydana gelir.

 

Bunun sonucunda;

 

– Sürekli rüzgârların (Alize, Batı, Kutup) yönlerinde sapmalar meydana gelir.

 

– Okyanus akıntıları (Gulf - stream, Labrador, vs.) halkalar oluşturur ve yönlerinde sapmalar olur.

 

Yerel saat farkları meydana gelir.

 

Cisimlerin gün içindeki gölge uzunlukları değişir.

 

Güneş doğuda erken doğar, batar ve batıda geç doğar, batar.

 

Dinamik basınç kuşakları meydana gelir.

 

 

DÜNYANIN  HIZI :

 

Dünyanın uzayda  birden çok hareketi vardır.Biz bunlardan  dünyanın kendi ekseni ve  Güneş etrafındaki  hareketi  sırasındaki  hızını  inceleyeceğiz.

 

                1-YÖRÜNGEDEKİ HIZI :Dünya güneş etrafında  dönerken saatte107 bin km hızla döner.Bu hız  dünya güneşe yaklaştığı zaman  fazlalaşırken ,güneşten  uzaklaştığı  zaman  hız azalır.Eğer bu hız  şimdikinin  iki katı olsaydı  o zaman, bir gün 24 saat  bir yıl 182,5 olurdu.Hız yarıya inseydi  bir gün24 saat ,bir yıl 730,5 gün olurdu.

 

                2-KENDİ EKSENİ ETRAFINDAKİ HIZI :

 

                A) AÇISAL HIZ : Dünyanın birim zaman içinde taradığı açıya denir.

 

1-Dünyanın bir saatteki   açısal hızı 15º dir.

 

2-Dünyadaki bütün meridyenler 24 saatte 360º lik aşıyla dönerler.

 

3-Her meridyenin açısal hızı eşittir.

 

4-Açısal hız meridyenlere bağlıdır.

 

                   B) ÇİZGİSEL HIZ: Enlemlere bağlıdır. Çizgisel hız ekvatordan kutuplara doğru gittikçe azalır.En fazla hız ekvatordadır.Ve saatte 1670km dir.Bu hız  dünyanın 1 saatteki hızı 15º olduğu kabul edilip 15x111=1670 km şeklinde bulunur.Bu hızın farklı olması sonucunda :

 

  1-Yerçekimi ekvatordan kutuplara gidildikçe artar.

 

  2-Güneş ekvatorda  çabuk doğar çabuk batar.Bu süre ekvatordan kutuplara gidildikçe artar.Bundan dolayı ekvatorda tan ve gurup vakitleri yoktur.

 

  3-Gece – gündüz süresi en az ekvatorda değişirken en az kutuplarda değişir.

 

  4-İki meridyen arasındaki  zaman farkı her yerde aynı olur.

 

NOT: Eğer çizgisel hız iki katına çıksaydı  1 gün 12 saat bir yıl 730.5 gün olurdu.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

YEREL SAAT HESAPLAMALARI,ORTAK SAAT,SAAT DİLİMLERİ

22/5/2009 · Kategori: lise konu anlatim

YEREL SAAT:

 

Herhangi bir yerde, Güneş’in en tepede olduğu ana ya da gölge boyunun en kısa olduğu ana öğle vakti denir. Öğle vakti gün ortasıdır ve saat 12.00 olarak kabul edilir. Buna göre ayarlanan saat dilimine yerel saat denir.

 

Yerel saat farkları, meridyenlerden faydalanılarak hesaplanabilir.

 

 Yerel saat hesaplarını yapabilmek için şunları öğrenmek de fayda vardır:

 

Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların öğle vakitleri aynı anda olur ve yerel saatleri birbirine eşittir.

 

Aynı meridyen üzerinde bulunan noktaların yerel saatleri birbirine eşit olmasına rağmen (21 Mart ve 23 Eylül tarihleri hariç) Güneş’in doğma ve batma saatleri farklıdır. Bunun nedeni, Dünya ekseninin 23° 27' eğik olmasıdır.

                   

 

ORTAK SAAT (ULUSAL SAAT):

 

Çalışma hayatında, yerel saatlerin hepsini kullanmak mümkün değildir. Ticari ve ekonomik ilişkilerin kolaylaştırılması, haberleşme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir şekilde yapılabilmesi için, yerel saatten farklı olarak, ortak saat ya da ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle her ülkenin, kendisine en uygun meridyenin yerel saatini bütün ülke sınırlarında geçerli hale getirmesiyle oluşan saate ortak saat adı verilmektedir.

 

Doğu - batı doğrultusunda geniş olan ülkeler (A.B.D, Kanada, Çin, vb.) aynı anda birden çok ortak saat kullanırlar. Ancak doğu - batı yönünde dar olan ülkeler (Türkiye, İtalya, Bulgaristan, İspanya, vb.) ise aynı anda tek ortak saat kullanırlar.

 

Türkiye’de, 1978 yılına kadar, 2. saat diliminde yer alan 30° Doğu meridyeninin yerel saati ortak saat olarak kullanılmıştır. 1978 yılından sonra, güneş ışınlarından daha fazla yararlanarak enerji tasarrufu sağlamak amacıyla, ileri ve geri saat uygulamasına geçilmiştir.

 

Şöyle ki;

 

• Yaz döneminde 3. saat dilimine giren 45° Doğu meridyeninin yerel saati esas alınarak ileri saat uygulamasına geçilmiştir.

 

• Kış döneminde ise 2. saat dilimine giren 30° Doğu meridyeninin yerel saati esas alınarak

   

 

SAAT DİLİMLERİ (ULUSLARARASI SAAT)

 

Bilim ve tekniğin hızla gelişmesiyle ülkeler arası ekonomik ve siyasi ilişkilerin artması, buna bağlı olarak iletişimin hızlı olması uluslararası saatin doğmasına yol açmıştır. Bu sebeple saat dilimleri oluşturulmuştur. Dünya üzerinde 24 saat dilimi vardır.

 

Saat dilimi hesaplamalarında yaz ayları (temmuz ,ağustos,haziran)ibaresi geçiyor ise Türkiye için 3 doğu saat dilimi(45 doğu Meridyeni)böyle bir ifade geçmiyor ise 2 doğu saat dilimi (30 doğu meridyeni)kullanılır.Her saat dilimi arası 15 meridyen vardır ve dolayısıyla 4X15 :60 dk saat dilimleri arası zaman farkı vardır....

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

SÜRTÜNME KUVVETLERİ

24/4/2009 · Kategori: lise konu anlatim

Sürtünme kuvvetleri basit ve oldukça genel kanunlarla tanımlanabilir.Böylece sürtünme kuvvetlerinin nedeni tam olarak bilinmeden birçok problem çözülebilir.Sürtünme kanunlarının uygulamalarına geçmeden önce kısaca bu kuvvetlerin kaynağını ve doğasını içeren görüşleri inceleyelim.

Kütlesi m olan bir bloğu uzun ve yatay bir masa üzerinde Vo başlangıç hızı ile harekete geçirirsek bir süre sonra duracaktır. Bunun anlamı hareketi sırasında bloğun hareket yönüne zıt yönde bir ortalama ivme a hissetmesidir. Eğer (eylemsiz bir koordinat sisteminde) herhangi bir cisim ivmeleniyorsa Newton’un ikinci kanunu kullanılarak harekete neden olan kuvvet tanımlanır. Öyleyse masa üzerinde kayan bloğun yavaşlamasının nedeni masa tarafından bloğa uygulanan ve ortalama değeri m.a olan sürtünme kuvvetidir.

Bir cisim başka cisim üzerinde kayarak hareket ediyorsacisimlerin herbiri diğerine kayma yüzeyine paralel sürtünme kuvveti uygular.Herbir cisim üzerine uygulanan sürtünme kuvveti o cismin diğerine göre göreli hareketine zıt yöndedir. İki cisim arasında göreli hareketin olmadığı durumlarda da yüzeyler arasında sürtünme kuvveti var olabilir.

Şimdiye kadar etkilerini ihmal ettiğimiz halde sürtünmenin günlük yaşantımızda yeri çok önemlidir. Örneğin dönen bir şaft sadece sürtünme kuvvetinin etkisiyle durdurulabilir.Bir otomobildemotor gücünün %20’ si sürtünme kuvvetine karşı koymak için harcanır. Öte yandan sürtünme olmaksızın rahatlıkla yürüyemeyecek kurşun kalemi elimizde tutamayacak tutabilsek bile yazı yazamayacaktık ve kara taşımacılığı mümkün olmayacaktı.

Sürtünme kuvvetleri cismin ve içinde bulunduğu ortamın özellikleri cinsinden nasıl ifade edilebilir? Bu amaçla kuru (yağlanmamış) bir yüzeyin bir başka yüzey üzerinde (yuvarlanmadan) kaymasını düşünelim. Daha sonraki bölümlerde göreceğimiz gibi sürtünme mikroskobik düzeyde bakıldığında oldukça karmaşık bir olaydır ve kuru yüzeylerdeki sürtünme kuvvet kanunları ampirik ve yaklaşıktır.

Bu kanunla kütle-çekim kuvveti veya elektrostatik kuvvet kanununun sahip olduğu basit bir matematiksel yapıya sahip değildirler.

Yüzeyler arasındaki büyük farklılıklara rağmen sürtünmeli hareketin genel kanunları basit birkaç temel mekanizma ile nitel olarak anlaşılabilir. Yandaki şekilde görüldüğü gibi yatay masa üzerinde hareketsiz duran bir blok düşünelim. Bloğu harekete geçirmek için yatay bir F kuvveti uygulansın. Uygulanan kuvvetin şiddeti yeterince büyük değilse blok hareket etmeyecek bir başka ifadeyle F kuvveti masa tarafından blok yüzeyine uygulanan ters yöndeki sürtünme kuvveti ile dengelenecektir. Uygulanan kuvvetin şiddeti artırılırsabir sınır değerden sonra blok masa üzerinde kaymaya başlar ve kuvvetin etkisiyle ivme kazanır. Hareket başladıktan sonra kuvvetin şiddeti azalır ve bloğun düzgün doğrusal hareket yaptığı görülür.Bu kuvvet zayıf olabilir fakat sıfır olamaz.

Birbirine göre hareketsiz yüzeyler arasındaki sürtünme kuvvetine ‘statik sürtünme kuvveti’ adı verilir. Hareketi başlatmak için gerekli kuvvetin en küçük değeristatik sürtünme kuvvetinin en büyük değerine eşittir.

Max. statik sürtünme kuvvetinin büyüklüğünün normal kuvvetin büyüklüğüne oranına söz konusu yüzeylerin ‘statik sürtünme katsayısı’ adı verilir. Statik sürtünme kuvvetini Fs ile ifade ederek aşağıdaki bağıntıyı yazabiliriz.

Fs ≤ µs .N

µs: Statik sürtünme katsayısı

N : Normal kuvvetin büyüklüğü

Kinetik sürtünme kuvvetinin büyüklüğünün normal kuvvetin büyüklüğüne oranına ‘kinetik sürtünme katsayısı’ adı verilir.Kinetik sürtünme kuvvetini Fk ile ifade edersek ; Fk=µk.N eşitliği sağlanacaktır.Burada µk kinetik sürtünme katsayısıdır.

Bir kütle diğeri üzerinde zıt yönde çekilirse sürtünme direncinin etkisiyle binlerce soğuk kaynaklanmış noktanın bağları kopar ve kopan bağların yerine yeni kaynaklanmış noktalar oluşur.

Sürtünmenin ayrıntıları (a)üstteki cisim alttaki cisim üzerinde sağa doğru kaymaktadır. Diyagram büyütülerek gösterilmiştir. (b) yüzeysel yapışma noktalarını gösterecek kadar büyütülmüş diyagram. Hareketin devam etmesi için uygulanan kuvvet bu yapışma noktalarını bozacak kadar büyük olmalıdır.

Sürtünme katsayısı malzemenin doğasınayüzeyin düzgünlüğüne parlaklığına ve inceliğine sıcaklığına ve kirliliğine bağlıdır. Örneğin;çok iyi temizlenmiş iki metal yüzeyi arasındaki sürtünme katsayısı vakumlanmış bir ortamda (hiç oksitlenme olmayacak kadar) büyür ve muazzam değerlere ulaşır bunun sonucu yüzeyler birbirlerine sıkıca kaynaklanmış gibi olur. Bir miktar havanın ortama verilmesi ile oksitlenme başlar ve sürtünme katsayısı normal değerine yaklaşır.

Biri diğeri üzerinde yuvarlanan iki kütle arasındaki sürtünme kuvveti kayma sonucu oluşan sürtünme kuvvetinden çok daha zayıftır ve bu gerçek tekerleğin kızak karşısındaki avantajının nedenidir. Mikroskobik düzeyde kayma ve sürtünmesinde yüzeyler arasındaki kaynaklanmış noktalar kırılırken yuvarlanma sürtünmesinde bu noktaların yüzeydeki kabuk içinde kalmaları sonucu sürtünme kuvvetinin değeri azalır.

Örnek 1) Eğik düzlemdeki blok aşağıda görüldüğü gibi bir blok yatayla θ açısı yapan bir eğik düzlem hareketsiz durmaktadır. Eğim açısı giderek artırılırsa kritik bir θs değerinde bloğun kaymaya başladığı gözlenecektir. Bu durumda blok ile eğik düzlem arasındaki statik sürtünme katsayısı nedir?


Blok yüzeyine etkiyen kuvvetler b’de gösterilmektedir. W bloğunun ağırlığı N eğik düzlemin bloğa uyguladığı normal kuvvet ve Fs eğik düzlem tarafından bloğa uygulanan sürtünme kuvvetidir. Eğik düzlem tarafından bloğa uygulanan kuvvetlerin bileşkesi N+Fs değme yüzeyine dik değildir. Blok hareketsizken ;

N+Fs+W=0 eşitliği sağlanacaktır. Kuvvetleri x ve y bileşenleri cinsinden ifade edersek;

N-Wcosθ=0
Fs -Wsinθ =0 (1) bulunur.eğim açısını kayma başlayıncaya kadar artıralım. Bu durumda θ=θ8 ve Fs=µ8.N eşitliği sağlanacaktır. Bu değerleri (1) de yerine koyarak

N=Wcosθ8 ve µ.N=Wsinθ8 elde edilir.Bu bağıntılardan µ8=tanθ8 bulunur.Sonuç olarak böyle bir harekette eğim açısının ölçülmesi statik sürtünme katsayısının hesabı için basit denel bir yöntem oluşturur.

Aynı yolu izleyerek bloğun eğik düzlem üzerinde sabit hızla kaymasını sağlamak için gerekli θk açısının µ8=tanθk bağıntısından bulunabileceği gösterilebilir.( θk < θ8 ) Bir metal paranın kitabınız üzerindenyukarıdaki örnekte olduğu gibi kaymasını sağlayın ve bir cetvel yardımıyla µ8 ve µk katsayılarını hesaplayın.

SÜRTÜNME

Bir yüzeye dayanan cismi yüzey üzerinde kaydırmak veya yuvarlamak için yüzeye paralel kuvvetin beli bir değeri aşması gerekir. Bu sınır değeri aşağıdaki deney ile de ölçülebilir. Yatay masa üzerine konan tahta parçası bir dinamometre veya alttaki düzenek ile çekilir. Başlangıçta tahta hareket etmez. Kefeye konan ağırlığı artırarak çekme kuvvetini büyütelim. Cisim yine hareket etmez.Bu deney yüzeyde harekete zorlayan kuvvetin zıt yönünde ve sürtünme kuvveti denen kuvvetlerin ortaya çıktığını gösterir. Sonunda çeken kuvvet belli bir değere ulaşınca kayma başlar. Bu anda sürtünme kuvveti en büyük değerine ulaşmıştır. DDH’ i sürdürmek için gerekli kuvvetharekete başlanan kuvvetten küçüktür.

Deneyden çıkarılan sonuçlar;

1) Sürtünme kuvveti hareket doğrultusunda harekete zorlayan kuvvetin yönüne zıt yöndedir. Uygulama noktası sürtünme yüzeyindedir.

2) Sürtünme kuvvetinin şiddeti cismi yüze dik olarak bastıran kuvvetle orantılıdır. Kl =µ.N

3.Sürtünme kuvvetinin şiddeti sürtünen yüzeylerin cinsine ve yapımına bağlıdır. Fakat yüzey alanının büyüklüğüne yüzeyin şekline ve cismin hızına bağlı değildir.



SÜRTÜNMENİN NEDENİ VE ÖNEMİ


Sürtünen yüzeyler ne kadar düz görülürse görülsün pürüzlüdürler. Bir mikroskopla bakılan cilalı cismin yüzünde bile girinti ve çıkıntılar vardır. Birbirine dayalı iki cisim halinde bir cismin çıkıntıları öteki cismin girintilerine girmiştir. Cismi kaydırmak için giren çıkıntıları çıkarmak gerekir. Bu da çıkıntıların eğilmesi hatta kırılması ile olabilir. Hareketin zıt yönünde oluşan sürtünme kuvvetlerinin nedeni budur.

Bir cisim öteki cisim üzerinde yuvarlanırsa sürtünme kuvvtleri kayarken oluşan sürtünme kuvvetlerinden daha küçük olur. Bu yuvarlanma sırasında iç içe giren kesimlerin ayrılmasının daha kolay olmasından ileri gelir. Dayanma yüzeyinde oluşan çukurlaşma yuvarlanma sürtünmesini artırır. Yuvarlanma sürtünme kuvveti içinde yukarıdaki deney sonuçları geçerlidir. Ne var ki burada yuvarlanma sürtünme katsayısı çok küçüktür. Kayma sürtünme kuvvetlerinden kurtarıp yerine küçük olan yuvarlanma sürtünme kuvvetlerini koyan teker taşıt araçlarının en önemli parçasıdır. Tekerin keşfi uygarlıkta bir aşama olmuştur.

SORU:Ağırlığı 12Nt ve yarı çapı 10 cm olan bir silindiri yatay masada kaydırarak bir kez de yuvarlayarak harekete başlatmak için gerekli kuvvetler ölçülüyor ve 3Nt ve 1Nt bulunuyor. Statik kayma ve yuvarlanma katsayılarını hesaplayınız.

C. µ=Kl/N=3/12=025

K.r=N.µı den µı =1.010/12=0008

ÖNEMİ:

Sürtünmenin büyük önemi vardır. Sürtünme olmasa yürüyemeyiz taşıt araçları da hareket edemez ve duramazlar. Motor arka tekerleri döndürür. Pürüzlü lastik ve kuru yolda oluşan sürtünme kuvvetleri tekerin kaymasını önler ve dönmesini sağlar. Dönme de otomobili hareket ettirir. Teker ile yer arasında sürtünme kuvveti tekeri döndüren kuvvetten küçük ise tekrar kayar(patinaj). Böylece statik sürtünme kuvveti konulmuş olur ki bu sonucu küçültür. Bir kayakçı kayarak indiği tepeye kayaklarıyla adım adım çıkabilir. Bu nasıl açıklanır? Keza araçları durdurmak için fren düzeneğine ihtiyaç vardır. Burada fren balataları denen sürtünmesi çok levhalar kullanılır.

Bazı hallerde enerjiyi başa götüren hızı azaltan ve bizi daha büyük kuvvetler kullanmaya zorlayan sürtünme kuvvetlerini azaltmak gerekir. Bu amaçla sürtünen yüzeyler arasına yağ konulur. Böylece yüzeyler birbiri üzerinde kayan sıvı tabakaları üzerinde hareket eder. Sıvı(akışkan) tabakaları arasındaki sürtünme (viskosluk)kuru sürtünme denen önceki sürtünmeye göre çok küçüktür.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!