OKUL ÖNCESİNDE AİLENİN EĞİTİME KATILIMI
23 12 2009

OKUL ÖNCESİNDE AİLENİN EĞİTİME KATILIMI

Okul öncesi eğitim öncelikle ailede başlamaktadır. Çocuğun kişilik gelişimi yönünden  istenilen noktaya ulaşması, etkileşim içinde olduğu farklı çevrelerin bu gelişime katkı derecesi ile yakından bağlantılıdır. Bu nedenle çocuğun yakın çevresi olan ailenin, erken yaşlardan itibaren çocuğun gelişimini ne denli destekleyebildiği ve onun ihtiyaçlarına ne denli yanıt verebildiği önemlidir (İşmen ve Yıldız, 1996, 30).

Okul öncesi eğitim aynı zamanda aile ile birlikte kurumlarda da verilmektedir. Bu nedenle okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve verilen eğitimin sürekliliğinin sağlanması için okul aile iş birliği şarttır. Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan eğitim programları ne denli kaliteli olursa olsun aile tarafından desteklenmedikçe çocuklarda kalıcı davranış değişiklikleri sağlamak ve okul öncesi eğitimin hedeflerine ulaşmak mümkün olamayacaktır. Bu iş birliğinde her iki tarafın da katılımının sağlanması gerekmektedir (Kağıtçıbaşı, 1996, 25; Coleman ve Churchill, 1997, 144).

Okul aile iş birliğinin başlangıcı için öncelikle okul öncesi eğitimcileri ailenin önemine inanmalıdırlar. Aileyi dışlamak yerine, okul öncesi kurumda verilen eğitimin aile tarafından desteklenirse kalıcı olacağını kabul etmeleri gerekir. Bu nedenle, çocuğun kuruma kayıt olduğu andan itibaren aileyle rekabet içine girmemek her anlamda iş birliğine hazır olmak hatta yardımlarını talep etmek önemlidir. Çocukların gelişimi ve eğitimi bütüncül olarak okul, aile ve toplum yaşamlarının bağlamları içinde düşünülmelidir (Kağıtçıbaşı, 1996, 25; Coleman ve Churchill, 1997, 144; Pehlivan, 1997, 4).

Aile Katılımını Planlama

Aile katılımı, anne babaların çocukların gelişim ve eğitimlerine katkıda bulunmaları için organize edilmiş etkinlikler bütünüdür. Aile katılımında, öncelikle ailenin çocukların eğitimi üzerinde etkilerinin önemini benimseyerek, aileleri destekleyici, onları çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda eğitici ve çocuklarının eğitimine katılmalarını sağlayıcı şekilde sistematik ve kurumsal eğitimle evdeki eğitimi paralelleştiren bir yaklaşım sergilenmelidir. Aile katılımı, çocuğun okuldaki, aile içindeki ve toplumdaki bütün yaşamlarını kapsayacak şekilde planlanmalı ve uygulanmalıdır. Planlamada okulun Okulumuz ne tür bir aile katılımı programını izlemelidir? sorusunu yanıtlaması çok önemlidir. Yanıt, okuldaki öğretmenlerin ve ebeveynlerin ilgilerine ve ihtiyaçlarına bağlı olarak verilebilir (Morrison, 1998, 419; Coleman, 1997, 14; Hohmann ve Weikart, 2000, 85).

Okul aile iş birliği süreci, ailelerin çocuklarını okula ilk kayıtlarını yaptırdıkları andan itibaren başlamıştır. Böylece öğretmenlerin aile katılımı programı felsefelerini belirledikten sonra ellerinde, kayıtlar sırasında edinilen çocuk ve aileye ilişkin temel bilgiler mevcut olacaktır. Çocuklar ve aileler ile ilgili elde edilen bu ilk bilgiler, aile katılımı programının genel çerçevesini oluşturacaktır.

Öğretmen, yıllık planda eğitim programına; yeni eğitim yılında gelecek çocukların ve ailelerinin özellikleri ve gereksinimlerinin ortalama olarak neler olabileceğini tahmin ederek ona göre aile katılımının nasıl sağlanacağı (aile katılım etkinliğinin adı, tarihi, konusu, varsa çağrılması düşünülen uzman konuk ve onunla ilgili hazırlıklar, ebeveynin sınıfa katılımı ile ilgili yapılması gerekenler, veli toplantıları, bülten tahtası, broşür, afiş hazırlıkları vb.) ile ilgili hazırlıklara ilişkin açıklamalara yer vermelidir. Öğretmen, eğitim yılı içinde yapacağı değişiklikleri değerlendirmede belirterek bunlara yıllık planında yer verebilir. Çalışmaların detaylandırılması, ihtiyaç belirleme çalışmalarının sonuçlarına göre yapılmalıdır (Kandır, 2002, 41).

Ailenin ihtiyaçlarını belirleme çalışması, ailenin içinde bulunduğu süreçteki ihtiyaçlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu tür bir çalışma, hem aile üzerinde odaklaşmalı hem de her bir aile üyesinin ihtiyaçlarını göz önünde tutan bir sistem içerisinde planlanmalıdır. Kapsamlı bir ihtiyaç belirleme çalışması düzenlenirken, ailenin ihtiyaçları kadar maddî ve manevî imkânları üzerinde de odaklanılmalı ve ikisi arasında denge kurulmalıdır. Ayrıca, okul ve toplumun ihtiyaçları da bu aşamada önemlidir (Ersoy, 2003, 125).

Aile Katılım Etkinlikleri

Başarılı bir programın çeşitli türlerde aile katılımını sağlama ve ailelere; dinleyici olma, evde görevi üstlenme, program destekleyicisi olma, danışmanlık ve karar verici olma gibi çeşitli rolleri verme özellikleri vardır. Her biri farklı yerlerde, farklı materyaller ve kaynaklar gerektiren ve farklı sonuçlara yol açan aile katılımı etkinlikleri şunlardır:

1. Bilgilendirme Toplantıları

Bu katılım şeklinde, anne babalar kendi çocuklarının gelişimlerini kolaylaştırabilmek için bazı bilgiler alırlar. Bilgi desteği, grup toplantıları (konferans, seminer, panel, sohbet toplantıları gibi) ve bireysel görüşmeler yoluyla yapılır. Bu yolla ailelerin, çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili bilgilerinin artırılması ve anne babalık yeteneklerinin desteklenmesi sağlanabilir. Toplantı konuları çocuk eğitimiyle ilgili olabileceği gibi aile çocuk iletişimini artıracak, çocuklarla evde yapılabilecek etkinlikler, oyuncak yapımı ve çocuk kitapları gibi konularda da olabilir (Hohmann ve Weikart, 2000, 80; Ömeroğlu vd., 2003, 441).

2. Ev Ziyaretleri

Ev ziyaretleri, ebeveynlerin değerlerini, çocuğuna karşı tutum ve davranışlarını, çocuk ile ilgili beklentilerini öğrenmek ve aileyi tanımak için kullanılan en iyi yöntemlerden biridir. Öğretmen açısından güç olsa da çocukların evlerine yapılan ziyaretler çok önemli eğitim fırsatları sunmaktadır. Öğretmenin ziyaretleri çocuk ve aileyi daha iyi tanımasına fırsat vermektedir. Aile, ev ziyaretleri sırasında duygu ve düşüncelerini daha rahat ifade edebilmekte, çocuk ise öğretmeninin kendisi ile ilgilendiğini ve değer verdiğini düşünerek öz-saygısını geliştirebilmektedir (Hildebrand, 1981, 449-450).

3. Ailelerin Sınıf İçi ve Sınıf Dışı Etkinliklere Katılımı

Öğretmenler ve yöneticiler okul öncesi eğitim programı ve çocuğun gelişimi hakkında ailelere bilgi sunmanın en etkili yollarını düşünmek zorundadırlar. Ailelerin sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklere katılmaları, sınıf ortamında çocuklarını gözlemeleri program hakkında bilgi edinmeleri açısından önemlidir. Kurulan iletişim biçimi ve sıklığı farklılıklar göstermelidir (Morrison, 1998, 418).

4. Evde Öğrenme

Öğretmenler, anne babalara sınıftaki çalışmalarla koordineli olarak evdeki öğrenme etkinliklerinde çocuklarına nasıl yardım edecekleri konusunda önerilerde bulunabilirler. Bu öneriler zaman zaman sözel olabileceği gibi ilgi çekici bir şekilde hazırlanmış, yapılacakları adım adım gösteren yazılı mesajlar şeklinde de olabilir. Bu yazılı materyallerde, anne babaların çocukları ile birlikte yapabilecekleri etkinlikler, oyunlar, tartışabilecekleri konu başlıkları, disiplin yöntemleri, çocuk yetiştirme ile ilgili tutumlarını destekleyebilecekleri mesajlar yer almalıdır. Ailelerle öncelikle eğitim materyali getirme konusunda çalışmalar yapılarak bu tür ödevlere alışmaları sağlanabilir. Sonuç olarak anne baba okuldaki çalışmalara teşvik edilir ve böylelikle çocuğuyla bir eğitimci gibi etkileşime girer. Bu tür yapılan etkinliklerin ertesi gün öğretmen tarafından sözel olarak ya da etkinliği kontrol ederek takibinin ve değerlendirmesinin yapılması gerekir (Coleman, 1997, 16; Manning ve Schindler, 1997, 28).

5. Ailenin Kurum Programına Katılımı

Aileleri çocuklarının eğitim gördüğü sınıflara dahil etmek, aile katılım programının en önemli fakat aynı zamanda en zor aşamalarındandır.  Öncelikle öğretmen ailelere, sınıfta çocuklarının neler yaptıklarını, çocuklarla nasıl iletişim kurduğunu, onlarla nasıl konuştuğunu, hangi durumlarda yardım ettiğini, nasıl rehberlik ettiğini gözleme fırsatı sunmalıdır. Bunun sonucunda anne babalar öğretmeni model alarak, çocuk eğitimi konusundaki bilgi ve tutumlarını geliştirir ve evde çocuğunun gelişimini nasıl destekleyebileceklerini öğrenirler. Anne babalar, sınıf katılımı sırasında farklı özellikteki çocukların farklı yönlerini görerek insanlara nasıl bir tutum geliştirecekleri konusunda deneyim kazanırlar. Aile sınıfa katılımla kurumu, öğretmeni ve koşulları daha iyi görebileceği için beklentilerinde gerçekçi olmayı öğrenir ve okula, öğretmene güven duyar (Coleman ve Churchill, 1997, 145; Manning ve Schindler, 1997, 30; Gorham ve Nason, 1997, 24).

Aileler sınıf katılımına ilişkin olarak önceden; uygulanan eğitim programı, katılımın ne şekilde olacağı, çocuklarla nasıl iletişim kurulacağı, çocuklara hangi durumlarda nasıl rehberlik edileceği, çocukların özel durumları vb. konularda bilgilendirilmelidir. Öğretmen ve sınıfa katılacak olan aile bireyi önceden sınıfta yapacakları etkinlikler üzerine planlama yapmalıdır.

Anne babalar her zaman kişilikleri, maddî olanakları ve yaşam koşulları nedeniyle programa aktif olarak katılamayabilirler ya da katılmak istemezler. Anne babalar bu konuda zorlanmamalı, sınıf dışındaki etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır. Öğretmen ve anne-babalar birlikte çalışarak kendi yetenekleri, ilgileri ve kariyerlerini kullanabilecekleri sınıf etkinlikleri geliştirmelidir (Coleman, 1997, 18).

Ailenin sınıfa katılımı;

Sınıfı ve uygulanan program etkinliklerini gözleyerek,

Şarkı, oyun, hikâye okuma gibi etkinliklerde öğretmen rolünü üstlenerek,

Evde veya okulda eğitim materyali hazırlayarak,

Kahvaltı, yemek ve oyunda rehberlik ederek,

İnceleme gezileri veya kısa yürüyüşler gibi sınıf dışı etkinliklerde öğretmene yardımcı olarak,

Dosyalama, kayıt tutma, sınıftaki eşyaların korunması, tamiri, gezi ve diğer etkinliklerde vb. konularda öğretmene yardımcı olarak,

Meslekleriyle ya da özel yetenekleriyle ilgili konularda çocuklarla birlikte etkinliğe katılarak sağlanabilir (Bergman, 1990, 12-13; Coleman ve Churchill, 1997, 146; Hohmann ve Weikart, 2000).

6. Ailelerin Karar Verme Sürecine Katılımı

Okul öncesi eğitim kurumlarında ailenin programa başarılı bir şekilde katılması isteniyorsa kurumun amaçları, politikası ve etkinlikleri hakkında karar verirken ailenin katılımı gerekmektedir. Okul-aile birliklerinin okulla ilgili kararlarına, anne babaların aktif olarak katılması büyük önem taşımaktadır. Öğretmenler, anne babaların diğer anne babalarla etkileşimini desteklemek üzere; sohbet toplantıları, çaylar ya da anne babalara birlikte yapmaları gereken sorumluluklar vermelidir. Bu tür etkileşimler okul aile birliğine üyelikte birbirini temsil etmeyi kolaylaştıracak ve bunu destekleyecektir. Bu yolla aileler, çocuğun eğitimini etkileyen politikaların belirlenmesine, geliştirilmesine ve yerleştirilmesine, ayrıca malî desteğin sağlanmasına, eğitim materyalleri ve kaynaklarının teminine de yardımcı olacaklardır (Coleman, 1997, 15; Seçkin ve Koç, 1997, 8).

1220
0
0
Yorum Yaz