ORGAN BAĞIŞININ TÜRKİYE'DEKİ DURUMU
03 11 2008

ORGAN BAĞIŞININ TÜRKİYE'DEKİ DURUMU


Türkiye’de organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle kalp, karaciğer ve böbrek nakli bekleyen hastalar, uygun organ bulunamaması nedeniyle hayatını kısa süre içerisinde kaybediyor.
“Bir kişi için organ nakli gerektiğinde en zor iş beklemektir. Her gün ölüyorsunuz ama her gün umudunuz var. Ve bardak delinmiş sanki her gün bir damla akıyor. Görüyorsunuz azalıyor azalıyor sonunda organ geliyor ve yaşama dönüyorsunuz. Ama gelmezse eriyor, soluyor ve bitiyorsunuz. Bunu beklemek çok zor. Bu durumu ancak böyle bir durumla karşı karşıya kalan biri bilebilir.”
Türkiye’de, yaklaşık 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın 3 günü diyaliz cihazına bağlı olarak ‘böbrek nakli olabilmek umuduyla’ yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ancak, bu hastaların yılda sadece 600’ü bu olanağa kavuşuyor. Diyaliz, böbrek hastaları için geçici bir tedavi şekli iken, bu hastalar için nihai iyileşme, böbrek nakliyle sağlanabilir.
Kronik böbrek hastalığı dolayısıyla, diyaliz programına alınmış bir hastanın, ülke ekonomisine yıllık maliyeti ise yaklaşık 23 bin dolar. Ülkemizde 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın 3 günü diyaliz cihazına bağlı olarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bu hastalar için, cihaz yatırımı hariç, yılda yaklaşık 600 milyon dolarlık bir kaynak gerekiyor. Oysa organ nakli yapılmış bir böbrek hastasının ilk yıl maliyeti diyalizle neredeyse aynı düzeyde gerçekleşmekte, ancak bundan sonraki yıllık tedavi maliyeti 10 bin dolara düşmektedir
TÜRKİYE ORGAN NAKLİNDE İSPANYA’NIN 20 KAT GERİSİNDE
Türkiye’de organ bağışı oranı milyonda 1.5-2, ABD’de ise 20-25. Wisconsin Üniversitesi’nin bulunduğu eyalette ise bu oran milyonda 38-40. Şu anda Wisconsin, ABD’de en fazla organ bağışı yapılan eyalet konumunda.
İspanya’da ise organ bağışı oranı milyonda 40-45. Yani dünyadaki en iyi oran İspanya’da.
ORGAN BAĞIŞI GÜNAH DEĞİL
Türkiye’de organ bağışı İslam dini açısından da tasvip edilip, destekleniyor.
3.3.1980 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışının dinimiz açısından günah olmadığına karar verip, organ ve doku naklinin caiz olduğu sonucuna varmıştı.
İstanbul Müftüsü, “Organ bağışı dinen meşru ve sevaptır. Şunu iddia ediyorum, eğer yaşasaydı bugün peygamberimiz Hazreti Muhammed de organ nakline destek verirdi ve katılırdı” dedi.
ORGAN NAKLİ HASTALARIN YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIR
Hastaların, diyaliz cihazı bağımlılığından kurtularak ulaşmış oldukları yaşam kalitesindeki artışı değerlendirebilmek ise imkansız. Benzer bir maliyet ve yaşam kalitesi farkı, diğer organ nakilleri için de söz konusu. Karaciğer yada kalp yetmezliği hastası için organ nakli öncesi ve sonrası arasında dramatik bir fark bulunur. Organ nakliyle, ölümü kaçınılmaz olan hastalar ikinci bir yaşam şansı yakalar ve aileleri dahil pek çok insanın yaşam kalitesi yükseltir.

4342
0
0
Yorum Yaz