aradığınız bu mekanda!!!Doğru yerdesiniz!!!
22 09 2013

Çaprazlama yapalım-8.SINIF KONU ANLATIMI

1. Monohibrit Çaprazlama Sarı tohumlu homozigot bezelye bitkisi ile yeşil tohumlu bezelye bitkisini çaprazlayarak F1 dölünü bulalım. S : Sarı tohum geni s : Yeşil tohum geni 2. Dihibrit Çaprazlama İki karakter bakımından farklı olan iki bezelye bitkisini çaprazlayalım. Uzun saplı ve sarı tohumlu bezelye ile kısa saplı ve yeşil tohumlu bezelyeyi çaprazlayarak F1 dölünü bulalım Uzun sap geni : U Kısa sap geni : u Sarı tohum geni : S Yeşil tohum geni : s İki homozigot canlının çaprazlanmasıyla bir çeşit gamet ve bunların birleşmesiyle de bir çeşit birey oluşur. F1 dölünü kendileştirerek F2 dölünü bulalım. 3. Polihibrit Çaprazlama İkiden fazla karakter bakımından heterozigot olan bireylerin çaprazlanmasıdır. Her karekter için ayrı ayrı çaprazlama yaparak olasılıklar daha kolay bulunabilir. Bütün çaprazlamaları düzenli çaprazlamalar ve düzensiz çaprazlamalar olmak üzere iki bölüme ayrılabiliriz. A. Düzenli Çaprazlamalar 1. Bir karakter yönüyle, 2. İki karakter yönüyle, 3. Üç karakter yönüyle, B. Düzensiz Çaprazlamalar Örnek: Aynı türden kırmızı çiçekli iki bitki arasında yapılan birinci çaprazlama sonucunda 3/4 kırmızı çiçekli, 1/4 beyaz çiçekli olan F1 dölü elde edilmiştir. F1 dölünden alınan kırmızı çiçekli iki bitkiyle yapılan ikinci çaprazlamadan elde edilen F2 dölündeki tüm bitkiler kırmızı çiçekli olmuştur. Buna göre, I. Birinci çaprazlamaya alınan bireylerin ikisi de heterozigottur. II. F1 dölündeki bireylerin bir kısmı homozigot ... Devamı

22 09 2013

Kalıtım ve Mendel-8.SINIF KONU ANLATIMI

KALITIM VE GENETİK. Yeryüzündeki her canlı yalnızca kendi türünden canlılar üretebilir. Bir canlının, kendi türünün bütün özelliklerini gelecek kuşaklara aktarmasını ve yavruların ana babalarına benzemelerini sağlayan bu biyolojik süreç kalıtım ya da soyaçe-kim´âir. Kuşkusuz bütün çocuklar ana babalarına, kız kardeşler erkek kardeşlere tıpatıp benzemez. Aralarında çoğu kez saç, ten ya da göz rengi, yetenek ya da zekâ düzeyi gibi bireysel farklılıklar vardır. Kalıtsal özelliklere ve bu bireysel farklılıklara ilişkin bilgileri taşıyan genlerdin üreme yoluyla kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını incelemek de genetik biliminin konusudur. Saç rengi, uzunluk ya da kısalık, şişmanlık ya da zayıflık gibi bireysel özellikler ya kalıtsaldır ya da çevresel etkenlere bağlıdır; ama çoğu kez bu ikisinin bileşkesi olarak ortaya çıkar. Bireyin kalıtsal Özellikleri doğumdan çok önce, annenin yumurta hücresi ile babanın sperma hücresi birleştiği anda belirlenmiş olur. Çevresel etkenlere bağlı özellikler ise doğumdan sonra, birey ile yaşadığı çevre arasındaki ilişkiler sonucunda ortaya çıkar. Bu tür özellikler kişinin beslenmesine, yetiştiriliş biçimine, yaşantısına ya da geçirdiği bir hastalığa bağlı olabilir. İnsanların çoğu hoşlanmadıkları bazı fiziksel ya da ruhsal özelliklerinin kalıtsal olduğunu düşünür; oysa bu özelliklerin çoğu sonradan kazanılmıştır ve doğrudan çevre koşullarının ya da yaşam biçiminin bir sonucudur. 19. yüzyılın ortalarında Avusturyalı din adamı Gregor Mendel bezelyeler üzerinde yaptığı deneylerle çağdaş genetik biliminin temellerini atmıştır. Mendel, anaç bitkinin tohumlarında, bitkinin ayrı ayrı özelliklerini b... Devamı

22 09 2013

Kalıtım Nedir?-8.SINIF KONU ANLATIMI

Fiziksel ve psikolojik karakterlerin ana-babadan, çocuklarına nakledilmesi. Bu karakterler, hatta içgüdü davranışları nesilden nesile kromozomların üzerindeki kalıtım birimleri (genler) tarafından nakledilir. Genetik ilmi, kalıtımın dayandığı fizyolojik ve biyokimyasal temelleri açıklar Mendel’in bitkiler üzerindeki çalışmaları, kalıtımın dayandığı temelleri açıklaması bakımından önemlidir. Mendel Kanunlarının insan genetiği üzerine uygulanmış halinin gösterilmesi 1903 yılında William C. Farabee ve William E.Castle tarafından yapılmıştır. Bu iki araştırmacı bildirilerinin temelini, üç nesildir geçen bir albinizm (akşınlık) vak’ası üzerine oturtmuşlardır. Kalıtım üzerindeki bir diğer önemli çalışma 1908 yılında Archibald Garrod tarafından açıklandı. Garrod, insanlarda rastlanan dört önemli metabolitik hastalık, albinizm, alkaptonüri, sistinüri ve pentosürinin ailevi olup, doğumda mevcut olduğunu bildirdi.... Devamı

22 09 2013

Mitoz Bölünme-8.SINIF KONU ANLATIMI

Hücre bölünmesi tüm canlılarda görülen bir olaydır. Bu olayın amacı hücre bölünmesinin gerçekleştiği canlı veya hücreye bağlı olarak yeni hücreler meydana getirmek, yenilenme ve büyümeyi sağlamaktır. Ayrıca bazı canlılarda yumurta ve sperm gibi eşey hücrelerini oluşturmaktır. Bir hücrenin bölünmesi için önce hücrenin belli bir büyüklüğe ulaşması gerekmektedir.   Hücre bölünmesi, bir hücreli canlıların çoğalması, çok hücreli canlıların büyümesi erkek ve dişi eşey hücrelerinin meydana gelmesi için gerekli bir olaydır. Hücre bölünmesi vücut hücrelerinde mitoz, eşey hücrelerini oluşturmak için mayoz olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşir.     Hücre mitoz bölünme sırasında üstteki şekilde görüldüğü gibi birbirini takip eden farklı evrelerden geçer   Mitoz Bölünme de dikkat edilecek hususlar Tek hücrelilerde çoğalma , çok hücrelilerde büyüme için kullanılır. Yıpranan ve yaralanan hücrelerin iyileşmesi mitoz ile olur. Oluşan hücrelerin Kromozom bilgisi aynıdır. Büyüme sırasında mitoz bölünme hızlıdır. Sinir, Sperm ve Yumurta hücrelerinde mitoz bölünme olmaz.   Bu evreler sırasında; ( Mitoz Evrelerinin Oluşum Sırası Önemlidir) *Çekirdeğin ve sitoplazmanın bölünmesiyle iki yavru hücre oluşur. *Hücre bölünmesi öncesinde çekirdekte bulunan ve canlının kalıtsal özelliklerini taşıyan maddenin (kalıtım maddesi) birer kopyası yapılır. *Bu kalıtım maddesi mitozun başlangıcında kromozom adi verilen yapılara dönüşür. *Mitozun ilk e... Devamı

19 09 2013

Vücudumuzdaki Sistemleri Sağlığı ve Organ Bağışı

  Vücudumuzda gerçekleşen her olay ve yaptığımız her iş, vücudumuzdaki sistemlerin birlikte ve uyumlu bir şekilde çalışması ile gerçekleşmektedir. Vücudumuzun; üreme, destek ve hareket, dolaşım, solunum, sindirim, boşaltım, denetleyici ve düzenleyici sistem ile duyu organlarından oluştuğunu biliyoruz. Sistemlerimizden birinin çalışmasında herhangi bir aksaklık olursa, bu durumdan diğer sistemlerimiz de etkilenir. Örneğin denetleyici ve düzenleyici sistemindeki bir aksaklık kasları ve dolayısıyla hareket sistemini etkilemektedir. Sigara ve alkol gibi bağımlılık yapan maddelerin sindirim bozuklukları, bağırsak, böbrek, karaciğer, kalp ve damar hastalıkları, gırtlak ve akciğer kanseri gibi birçok hastalığa sebep olduğu araştırmalarla belirlenmiştir. Ayrıca bu alışkanlıklar görme bozukluğu ve dikkat dağınıklığına sebep olduğundan, çeşitli kazaların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Bu tür alışkanlıklar merak, özenti ve arkadaşlar tarafından kabul görülebilme duyguları ile başlamaktadır. Hepimiz arkadaşlarımız olsun ve bizi sevsinler isteriz. Onların ilgisini çekmek için zaman zaman kendimizi olduğumuzdan farklı gösterme yanlışlığına da düşebiliriz. Bu yanlışlığa düşmemek için kendimize güvenmeyi ve bize zarar verecek konularda “hayır” demeyi öğrenmemiz gerekir. Neyi yapmamamız gerektiğini ve neyin bize zarar vereceğini bilirsek bu tip konularda daha az güçlük çekeriz. Önemli NOT: • Şeker hastalığı: Pankreasın gereğinden az veya hiç insilün salgılamaması sonucu meydana gelir. Hasta bireyin kanında olmaması gereken glikoza rastlanır. Şeker hastalığı belirtileri çok su içme , sık tuvalete çıkma ve çok yemek yeme sıralanabilir. Organ Bağışının Önemi   İhtiyacı olan insanların... Devamı

19 09 2013

Duyu Organlarımız-7.SINIF KONU ANLATIMI

Çevremizi algılamamızda görevli olan göz, kulak, burun, dil ve deri duyu organlarımızdır. Duyu organlarımız birlikte çalıştığında çevremizi algılamamız daha kolay ve doğrudur.Çevremizdeki cisimlerin sesini, rengini, kokusunu, sertliğini, yumuşaklığını, sıcaklığını vb. özelliklerini duyu organlarımız sayesinde hissederiz. Uyarıları dış ortamdan alarak sinirlere aktaran, duyu organlarının yapısında bulunan özel hücrelere duyu almaçları adı verilir. Farklı duyu organlarımız için farklı almaçlar vardır. Uyarı, ilgili almaç tarafından alındığı zaman uyartıya dönüşür. Uyartılar, duyu almaçları sayesinde, duyu-sinir yolu ile beyindeki duyu merkezlerine iletilir.  Bu merkezler, kendilerine ulaşan uyartı mesajını değerlendirir, mesajın gerektirdiği cevabı vücudun ilgili bölümlerine gönderir ve bu bölümlerin cevabı yerine getirmesini kontrol eder. Bu sayede dış ortamdan gelen uyarıları algılarız.   Önemli NOT: * Duyu organlarımızın beraber çalışması durumunda algılamamızın daha kolay ve doğru olur. * Çevremizdeki cisimlerin sesini, rengini, kokusunu, sertliğini vb. duyu organlarımız sayesinde hissederiz. * Dış ortamdan duyu organlarımız ile aldığımız uyarıları sinirlere aktaran özel hücrelere “duyu almaçları” adı verilir. Duyu almaçlarının, duyu organlarının yapısında bulunur. * Farklı duyu organlarımız için farklı almaçlar vardır. Duyu almaçları sayesinde uyartıların, duyu-sinir yolu ile beyindeki duyu merkezlerine iletilir. Beyindeki ilgili merkezin kendisine ulaşan uyartı mesajını değerlendirip mesajın gerektirdiği komutları vücudun ilgili bölümlerine verir ve bu bölümlerin verilen komutları yerine getirmesini kontrol eder. Böylece dış ortamdan gelen uyarıların algılanması sağlanmış olur. ... Devamı

19 09 2013

Denetleyici ve Düzenleyici Sistemimiz-7.SINIF KONU ANLATIMI

Vücudumuzda, bir dakika içerisinde, sayamayacağımız kadar çok olay gerçekleşir.Bir saat veya bir gün içerisinde gerçekleşen olay sayısını ise tahmin etmek çok zordur. Duyuları algılamak, düşünmek, yürümek, konuşmak gibi birçok olay aynı anda gerçekleşir. Ancak bu kadar çok ve karmaşık olan bu olaylar birbirinden bağımsız ve kontrolsüz değildir. Bütün bu olaylar sistemlerimiz tarafından gerçekleştirilir. Vücudumuzdaki sistemlerin düzenli, birbiriyle uyumlu ve sorunsuz olarak çalışmasını, denetleyici ve düzenleyici sistemimiz sağlar. Denetleyici ve düzenleyici sistemimiz, sinir sistemi ve iç salgı bezlerinden oluşur. Sinir sistemi İç ve dış ortamdan gelen uyartıları alan, değerlendiren, iç organların düzenli ve uyumlu çalışmasını kontrol eden , uyartıları cevaplandıran sisteme sinir sistemi denir. Sinir hücrelerine nöron denir.Nöronlar çevreden gelen uyarıları merkezi sinir sistemine,merkezi sinir sisteminde oluşan cevabı da doku ve organlara iletmek üzere özel bir şekil almışlardır. Uyarının iletim yönü: dentrit-----hücre gövdesi----akson şeklindedir. Miyelin kılıf uyartının daha hızlı iletilmesini sağlar. NOT:Sinir hücrelerinin yapılarında sentrozom organeli olmadığından bölünerek çoğalamazlar.Bu yüzden sinir hücreleri kendilerini yenileyemezler. İçeriden ve dışarıdan gelen uyarıların sinir hücrelerinde oluşturduğu değişimlere uyartı(impuls) denir.Bir uyartının sinir hücresinde oluşturduğu değişikliğe uyartı mesajı denir. Dışarıdan gelen her uyartı sinir hücrelerinde bir impuls oluşturmaz.İmpuls oluşturan minimum uyarı şiddetine eşik şiddetinde uyarı denir.Bir sinir hücresi eşik değeri ve üstündeki uyarılara cevap verir. Uyartı iletimi... Devamı

19 09 2013

Boşaltım Sistemimiz Vücudumuzdan Atıkları Uzaklaştırır

1- Boşaltım Sistemi : Canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için dışarıdan aldıkları besin içerikleri, vücutta enerji üretimi için, yapım ve onarım için ve düzenleyici olarak kullanılır. Besin içeriklerinin hücrelerde yaşamsal faaliyetlerde kullanılması (besin maddelerinin hücrelerde parçalanması) sonucu oluşan su, madensel tuzlar, karbondioksit gazı, amonyak, üre, ürik asit gibi zararlı ve atık maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım denir. Boşaltım olayını gerçekleştiren sisteme boşaltım sistemi denir. Boşaltım olayında, hücrelerde oluşan zararlı atık maddeler, vücuda dışarıdan alınarak kana karışan zararlı maddeler ve vücudun ihtiyacından fazla alınan yararlı maddeler dışarıya atılır. İnsanlarda boşaltım sistemini oluşturan organlar; böbrekler, idrar (sidik) borusu (kanalı) (üreter), idrar (sidik) torbası (kesesi) ve üretradır. İnsanlarda deri, akciğerler ve kalın bağırsak ta boşaltım yapan diğer organlardır. Ayrıca karaciğer de boşaltıma yardımcı organdır. İnsanlarda boşaltım sistemi, solunum ve dolaşım sistemleri ile birlikte çalışır. SORU : 1- Nefron nedir? 2- Diyaliz nedir? 3- Vücut, besin içeriklerini ne için kullanır? (Enerji üretimi, yapım, onarım ve düzenleyici olarak kullanır). 3- Besin içerikleri vücutta kullanıldıktan sonra ne olur? (Atık maddeler oluşur). 2- Boşaltım Sistemi Organları ve Görevleri : İnsanlarda boşaltım sistemi; böbrekler, idrar (sidik) borusu (kanalı) (üreter) ve idrar (sidik) torbası (kesesi) ve üretradan oluşur. a) Böbrekler : Böbrekler, vücutta yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan su, üre, ürik asit ve madensel tuzlardan oluşan atık maddelerin kandan süzülerek idrar şeklinde vücut dışına atılmasını sağlar. Yani insanlarda boşaltım olayını ger&cce... Devamı

19 09 2013

Sindirim Sistemimiz ve Sindirim Sistemimizin Sağlığı-7.SINIF KON

Sindirim: Büyük moleküllü besin maddelerinin, sindirim sistemi organlarında parçalanarak, kana geçebilecek hale gelmesine sindirim denir. Besin maddelerinin içeriklerine göre karbonhidrat, yağ, protein, vitamin, su ve mineraller olarak gruplandırıldığını biliyoruz. Besin içerikleri büyük moleküllerdir. Büyük moleküllü besin içeriklerinin hücrelerimizin kullanabileceği kadar küçük moleküllere parçalanması gerekir. Yediğimiz besinler hücrelerimize geçebilecek duruma sindirim işlemi sonucunda gelir. Büyük moleküllü besin maddeleri: Karbonhidratlar ------------------>Glikoz Proteinler ------------------>Amino asit Yağlar ------------------>Yağ asidi+ gliserol (gliserin) Şeklindeki küçük moleküller haline gelerek kana geçerler. Sindirim faaliyetleri iki çeşittir: Mekanik sindirim ve Kimyasal sindirim 1) Mekanik Sindirim: Besinlerin sindirim enzimleri kullanılmadan, yalnızca fiziksel olarak – dil, diş, mide, bağırsak hareketleri sayesinde- parçalanıp, küçük parçacıklar haline getirilmesidir. Yani besinlerin kesilmesi, parçalanması, mide ve bağırsaklarda salgılanan sular sayesinde boza kıvamına getirilmesidir. 2) Kimyasal Sindirim: Parçalanmış ve sulandırılmış besinlerin enzimler yardımıyla ( tükürük, mide ve bağırsak öz suları, pankreas ve karaciğer salgılarıyla) kimyasal değişime uğrayıp, yapı taşlarına parçalanmasına denir. Kimyasal sindirimde mutlaka enzim ve su kullanılır. Sindirim sistemini oluşturan organlar • Ağız: Besinlerin mekanik sindirimi çiğneme ile gerçekleşir. Karbonhidratların kimyasal sindirimi ise tükürük içerisinde bulunan enzimler sayesinde başlar. • Yanaklar, dudaklar, kü&... Devamı

19 09 2013

Çiçekli Bir Bitkide Üreme, Büyüme ve Gelişme-6.SINIF KONU ANLATI

Çiçekli Bitkilerde Üreme, Büyüme Ve Gelişme Açık denizler ve kutuplar hariç hemen her yerde çiçekli bitkilere rastlamak mümkündür. Lale, zambak, papatya, çiğdem, gelincik, menekşe...Bütün çiçekler farklı renk, şekil ve kokuda olmalarına rağmen, temel kısımları birbirine benzer. 1- Çiçek sapı : Çiçeği bitki gövdesine bağlayan kısımdır. 2- Çiçek tablası: Çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi organların üzerinde dizildiği kısımdır. 3- Çanak yapraklar: Çiçek tomurcuk hâlindeyken tomurcuğu dış etkilerden korur. 4- Taç yapraklar : Çiçeğin renkli yapraklarıdır. Bu yapraklar göz alıcı renkleriyle böcekleri kendilerine çektikleri için tozlaşma bakımından önemlidir. 5- Erkek organlar Taç yaprakla dişi organ arasında bulunur. Başçık ve sapçık olmak üzere iki kısımdan oluşur. 5- Başçık: Çiçek tozlarının(polenlerin) bulundu kısımdır. Polenler erkek üreme hücrelerini içerir. 6- Sapçık: Başçığı taşır. 7- Dişi organ: Çiçeğin en iç kısmında, çiçek tablasının ortasında bulunur. Dişi organ tepecik, dişicik borusu ve yumurtalıktan oluşur. 8-Tepecik : Polenlerin dişi üreme organına yerleştiği ilk kısımdır. Yapışkan bir yapıda olup, genişçedir. 9- Dişicik borusu: Polenlerin tepecikten yumurtalığa taşındığı borudur. 10-Yumurtalık: İçinde bir veya birkaç tane tohum taslağı bulunur. Tohum taslaklarının içinde ise dişi üreme hücresi(yumurta) bulunur. Tozlaşma:Erkek organda bulunan polenlerin dişi üreme organına taşınmasına tozlaşma denir. Tozlaşmaya yardımcı olan etkenler vardır. Böcekler,rüzgar,kuşlar ve insanlar gib... Devamı

19 09 2013

Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme-6.SINIF KONU ANLATIMI

İnsanlar gibi doğadaki tüm hayvanlarda dünyaya gelir,büyür ve gelişirler. Büyüme gelişme tüm canlılarda ortak olan bir özelliktir. Dünyaya gelen yeni bir fil yavrusu zamanla büyüyerek anne ve babası gibi yetişkin bir fil haline gelir. Yeni doğduğunda neredeyse bir parmak büyüklüğünde olan minik kanguru,aylar boyunca annesinin kesesinde yaşayarak gelişimini sürdürür. Küçük kanguruda ileride annesi gibi yetişkin bir birey olur. Sevimli bir yunus yavrusu doğduktan sonra uzun bir süre annesiyle kalarak gelişimini devam ettirir. Yavru yunus bu sırada pek çok şeyi annesinden öğrenerek yetişkinliğe adım atar. Bir hayvanın doğumundan yetişkin hale gelmesi için belirli aşamaları geçirir. Birbirini takip eden bu gelişim dönemleri hayvanların hayat döngüsünü farklıdır. Hayvanların kendilerine özgü hayat döngüleri vardır. Kuş,yılan,kertenkele ve timsah gibi hayvanlar yumurtayla ürer. Bu canlıların yavruları yumurta içerisinde gelişerek dünyaya gelir. Çevremizde gördüğümüz pek çok hayvan ise yavrularını doğurarak ürer. Yavrular anne karnında gelişimlerini tamamladıktan sonra dünyaya gelir. Koyun,kaplan,aslan,at,kedi ve köpek gibi hayvanlar yavrularını doğurarak ürer. Bir annenin bebeğini doğurduktan sonra onunla ne kadar yakından ilgilendiğini,bebeği büyüyene kadar onun tüm bakımını üstlendiğini biliriz. Her canlı annemizin bize gösterdiği şefkatli bakımı göstermez. Tüm canlılar büyüyene kadar yavrularına bakmazlar. Yavru kuşlar belli bir zamana kadar anneleri tarafından korunur ve bakılırlar. Fakat belli bir zamandan sonra yavru kuşlar hayatlarını yalnız devam ettirirler. Gelişim dönemlerinde yavrular büyüyerek yetişkin bireyler haline gelir. Yeni doğmuş... Devamı

19 09 2013

İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme-6.SINIF KONU ANLATIMI

İNSANLARDA ÜREME BÜYÜME VE GELİŞME Kavram1: büyüme nedir? Canlıda hücre sayısının ve boyutlarının artmasıdır.hayvanlarda sınırlı bitkilerde ise meristem doku sayesinde sınırsızdır. Kavram2:gelişme nedir? Büyüme ile bazı yeteneklerin kazanılmasıdır. Örn: tohumun çimlenmesi büyüme,bitkinin fotosentez yeteneği kazanması gelişmedir. Kavram3:üreme nedir? Canlıların kendilerine benzer fertler oluşturmasıdır. Üremenin amacı: Neslin devamını sağlar Kalıtsal özelliklerin yavrulara aktarılmasını sağlar. Uyarı: üreme canlının yaşamasını sürdürmek için gerekli değildir. Erkek üreme hücresi Spermin Özellikleri Özellikleri: Küçüktür Sitoplazması az Kamçılı ve hareketlidir Testislerde üretilir.   Dişi üreme hücresi: yumurta ve özellikleri Yumurtalıkta üretilir Oval şeklindedir. Hareketsizdir Büyük ve bol sitoplazmalıdır. Sperm ve yumurtanın farkları:   Yumurta hücresi Sperm hücresi Büyüktür Küçüktür Bol sitoplazmalı Az sitoplazmalı Kamçısı yok Kamçılı hareketsiz hareketli Erkek üreme organları ve görevleri: Testisler:ergenlikle birlikte testesteron hormonu salgılar.bu hormonla spermler üretilir.testisler kese içinde ve vücudu dışında bulunur.spermler yüksek sıcakta yaşayamaz. Bezler :kovpır,seminifer ve prostat bezlerinden oluşur.yaptığı salgılar spermin hareketini kolaylaştırır. Penis:spermlerin dişi bireye bırakılmasını sağla... Devamı

19 09 2013

Hücrenin Yapısı ve Görevleri-6.SINIF KONU ANLATIMI

A- CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR : 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur. Canlı varlıklar insanlar, hayvanlar ve bitkilerden oluşur. Canlı varlıkların tamamında görülen özelliklere canlıların ortak özellikleri denir. Bütün canlılarda görülmeyen özellikler ise ortak değildir. (Fotosentez yapma, yer değiştirme, iskelete sahip olma…). Canlıların Ortak Özellikleri Şunlardır ; 1- Hücrelerden oluşma. 2- Beslenme. 3- Büyüme ve gelişme. 4- Hareket etme. 5- Solunum yapma. 6- Boşaltım yapma. 7- Çoğalma yani üreme. 8- İrkilme yani tepki verme. 2- Hücrenin Yapısı ve Görevleri : Bir canlıyı oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir. (Bir canlının canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir). Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Her canlıyı oluşturan hücrelerin sayısı ve büyüklüğü aynı değildir. Canlıyı oluşturan hücrelerin görevlerine göre şekli ve büyüklüğü farklı olabilir. (Bilinen en küçük hücre, bakteridir. En büyük hücre deve kuşu yumurtasının sarısı, en uzun hücre de yaklaşık 1 m uzunluğunda olan sinir hücreleri örnek olarak verilebilir). Hücre gözle görülemeyip mikroskopla incelenir. Mikroskopla canlıları ilk inceleyen bilim adamı Lövenhuk’ tur. (16.yy da terzilik yaparken büyüteçte kumaşları incelerken mikroskobu bulmuştur). Lövenhuk incelediği göl suyunda tek hücreli canlıları görmüştür. H&u... Devamı

19 09 2013

SAĞLIĞA ZARARLI MADDELER-5.SINIF KONU ANLATIMI

* Sigara ve alkol, insan ve toplum sağlığını olumsuz etkiler. * Sigaradan en çok etkilenen organ akciğerlerdir. * Sigara, kan dolaşımını olumsuz etkiler, kalp krizi riskini artırır. Kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Çeşitli organların kansere yakalanma riskini arttırır. Uyku düzenini bozar, görme ve duyma bozukluklarına yol açabilir. * Sigara içmeyen fakat sigara içilen ortamlarda bulunan insanlar da sigara dumanından zarar görür. * Sigara kullanmak aile ve ülke ekonomisi için de zararlıdır. * Alkol kullanımının insan vücudu üzerinde geçici ve kalıcı etkileri vardır. * Alkol, zihinsel etkinlikleri olumsuz etkiler, bilinç kaybına neden olur. İnsanların duygusal tepkilerini kontrol etmelerini zorlaştırır. Görme ve konuşma güçlüğüne, reflekslerin yavaşlamasına neden olur. Vücut hareketlerinin kontrolünü ve algılamayı engeller * Karaciğer, beyin ve sinirler alkolden en faza zarar gören yapılardır. * Çeşitli spor etkinliklerine katılmak, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkları önlemede etkili olabilir. Sigara ve alkol içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Devamı

19 09 2013

BOŞALTIM-5.SINIF KONU ANLATIMI

Canlılar hayatsal faaliyetlerini yürütebilmek için dışarıdan besin alırlar. Bu besinleri enerji verici, yapıcı onarıcı ve düzenleyici olarak kullanırlar. Besin içeriklerinin hayatsal faaliyetlerde kullanılmasından sonra kalan su, madensel tuzlar, karbondioksit, amonyak, üre ve ürik asit gibi zararlı maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım denir.Boşaltım olayını gerçekleştiren sisteme de boşaltım sistemi adı verilir. Boşaltım sistemi sayesinde sindirim sonucu hücrelerde oluşan artık maddeler, dışarıdan vücuda girmiş olan zararlı maddeler ve yararlı olmasına rağmen hücrelere fazla gelen maddeler vücut dışına atılır. Vücudumuz için gerekli besin içerikleri, enerji üretimi için, yapım-onarım için ve düzenleyici olarak kullanılır. Bu sırada vücudumuza zararlı olan ve vücudumuzdan uzaklaştırılması gereken bazı atık maddeler de oluşur. Oluşan atık maddeler vücudumuzdan boşaltımda görevli yapı ve organlar tarafından uzaklaştırılır. Boşaltım Sistemimizi Oluşturan Yapı ve Organlar Besin içeriklerinin hücrelerimiz tarafından kullanılması sonucunda atık maddeler oluşur. Oluşan bu atık maddeler hücrelerimizden kanımıza geçer. Atık maddelerle kirlenmiş kanın vücudumuza zarar vermemesi için bir an önce temizlenmesi gerekir. Bu atık maddeler vücudumuzdan boşaltım yoluyla uzaklaştırılır. Tıpkı fabrikaların zehirli atıkları temizleyerek uzaklaştıran arıtma tesisleri gibi vücudumuzdan atık maddeleri uzaklaştıran ve boşaltım sistemi adı verilen bir sistem vardır. Boşaltım sistemimiz; böbrekler, üreter, idrar kesesi ve üretradan oluşur. Böbrekler boşaltım sistemimizin önemli organlarından biridir. Böbrekler: Bel omurlarımızın iki yanında yer alan organlarımızdır. Böbreğin şekli fasulyeye benzer.... Devamı