TUZUN CANLILAR İÇİN ÖNEMİ
17 12 2007

TUZUN CANLILAR İÇİN ÖNEMİ

Temel besin maddesi olan tuz, insan vücudu için son derece önemlidir. İklim koşullarına bağlı olarak, yetişkin bir kimse yılda ortalama 3-12 kg tuz almak zorundadır. Bu da değişik yollardan temin edilmekte ve ortalama olarak bir günde 20 gr düşmektedir. Vücutta tuz eksikliği organizma bozukluklarına sebep olmaktadır. Sanayide de tuz son derece önemli bir hammaddedir. Sanayileşmiş ülkeler, dünya tuz tüketiminin yaklaşık % 90’ını gerçekleştirmektedirler. Bu duruma paralel olarak, dünya tuz üretimi de 20. yüzyılın başından itibaren hızla artmıştır. 1900’lü yıllarda yaklaşık 10 milyon ton olan dünya tuz üretimi düzeyi 2000 yılında 200 milyon tona (190 milyon ton) ulaşmıştır. Artışlardaki en büyük etken kimya sanayindeki gelişmeler olmuştur. Tahminlere göre dünya tuz üretiminin yaklaşık %65’i sodyum karbonat, klorin, kostik soda ve sodyum sülfat üretiminde kullanılmaktadır. Tuz endüstrisinde pazar olanağı sağlayan ve özellikle II.Dünya savaşından sonra gelişen bir diğer kullanım alanı da karayollarında buzlanmayı önleyen çalışmalar olmuştur. Bu alandaki kullanım dünya üretiminin %10-12 kadarını kapsamaktadır. Diğer sanayilerdeki kullanımları ise yine yaklaşık %12 oranında gerçekleşmektedir. Tuzun gıda maddesi olarak kullanımının %10-15 arasında olduğu kabul edilmektedir .

Dünya kişi başına düşen yıllık tuz tüketimi 30-31 kg civarındadır. Gelişmiş ülkelerde yıllık tuz tüketimi 100-200 kg’a çıkmaktadır. Ülkemizde kişi başına tüketim dünya ortalaması düzeyindedir. Türkiye zengin deniz, göl ve kaynak tuzlarının yanı sıra Çankırı, Kırşehir, Nevşehir ve Yozgat gibi İç Anadolu bölgesi illerimiz ile Erzurum, Ağrı, Iğdır ve Kars gibi Doğu Anadolu bölgesi illerinde oldukça zengin kayatuzu rezervleri vardır. Bunların toplam rezervleri 1 milyar tonu aşar. En zengin rezervler Çankırı kaya tuzlasındadır. Ayrıca Nevşehir-Gülşehir, Kırşehir-Tepesidelik, Yozgat-Yerköy-Sekili köyü ve Kars-Kağızman diğer önemli yataklardır . Kağızman tuzlasının görünür rezervi 60 milyon ton, muhtemel rezervi 200 milyon ton, mümkün rezervi ise 60 milyon ton kadardır.

Yeraltında az veya çok derinlerde katı halde elde edilen tuzlar, kayatuzu olarak tanımlanır. Kaya tuzları, deniz tuzlarının aksine kompozisyonlarına giren maddelerin oranları bakımından büyük değişiklikler gösterirler. Özellikle saflık oranları her maden için ayrı olabileceği gibi, aynı madenden alınan çeşitli numunelerde çok büyük farklılıklar gösterebilir. Kaya tuzlarındaki yabancı maddeler ve kil tuza değişik renk verir. Genellikle gri, siyaha yakın kil renginde olan kaya tuzları, nadiren beyaz, şeffaf beyaz olarak bulunur. Tuz kristallerindeki boşluklar da bazen tuza mavi renk verir. Yurdumuzda kayatuzu madenleri genellikle gri renkte olup, bir kısmı da siyaha yakın renktedir . Kağızman tuzlasında da kaya tuzları gri renktedir. Araştırma sahsını oluşturan Kağızman tuzlası da ülkemizde hala işletilen 6 kaya tuzu işletmesinden biridir. Tuzlanın görünür rezervinin 60 milyon ton muhtemel rezervinin 200 milyon ton arasında olduğu tahmin edilmektedir.

3535
0
0
Yorum Yaz